Tag Archives: Harun Yavruoğlu

FİKRİ-USTA

‘HALKIN YANINDA OLDUM’

Bu Yazı Toplam 408 defa okunmuş ve 0 adet yorum yapılmıştır.

Eski Sürmene Belediyesi başkanı Fikri Usta Taka Gazetesini ziyaret ederek samimi açıklamalarda bulundu.

Ziyarette Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Ahmet Sancak, Yazı İşleri Müdürümüz Harun Yavruoğlu ve Spor Müdürümüz Hamza Mısır ile sohbet eden Usta samimi açıklamalarda bulundu. Başkan Usta’nın yaptığı açıklamalar adeta bir hayat dersi niteliğinde. Her zaman halkının yanında olduğunu söyleyen Usta, “Hiç kimseye karşı yetkilerimi agresif olarak kullanmadım. Bir keresinde bir vatandaşa küçük bir sitem ettim diye SSK binasından henüz çıkmadan bulup özür dilemiş, gönlünü almış birisiyim.

Siyaset seçimler öncesi çok gerildi. Bu durum beni korkutuyor. Başbakanı severim. Her alanda unutulmaz hizmetler verdi. Ama Önümüzde Cumhurbaşkanlığı gibi önemli bir seçim ve ardından genel seçimler var. Türkiye olarak daha düşük yoğunlukta siyasi propagandalar yürütmeli, sevgi dili kullanılmalıdır. Yoksa Türkiye olarak bundan faydalar yerine derin yaralar alırız.”

taka

TAKA’YA 3 ÖDÜL BİRDEN

Bu Yazı Toplam 793 defa okunmuş ve 1 adet yorum yapılmıştır.

Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nin geleneksel ödülleri dağıtıldı. Ziyad Nemli büyük ödülü Suavi Kaptan’ın oldu. Karikatürleriyle büyük dikkat çeken Harun Yavruoğlu 1’incilik kürsüsüne çıkarken Fotoğraf ödülü de Arap turistin Atatürk sevgisi fotoğrafıyla Osman Yanık aldı. Ayın gazetecisi ise spor servisimizin bayan muhabiri Ayşegül Çakmak seçildi. Jüri, Toplam 71 eser içinden 20 Meslektaşımızın çalışmalarını çeşitli dallarda ödüle layık gördü.

Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nin her yıl geleneksel olarak düzenlediği Başarılı Gazeteciler Yarışmasında 2013 Yılı’nın Başarılı Gazetecileri belli oldu. Turgut Özdemir, Hikmet AKSOY, Ergun Ata, Murat Taşkın, Tahir Orhan, Nevzat Yılmaz ve Ömür Avcı’dan oluşan jüri, iki ayrı oturumda 71 eseri titizlikle inceledi ve 20 meslektaşımızı ödüle layık gördü.

Ziyad Nemli Büyük Ödülü

Suavi Kaptan
Trabzon Basınının Duayen ismi, Cemiyetimizin Onursal Başkanı Suavi Kaptan, 1946’da ilk kuruluşunu gerçekleştiren cemiyetimizin 12 Eylül 1980’de kapatılmasının ardından yeniden kuruluşunu yapanlar arasında yer aldı. Günaydın Gazetesi Trabzon Temsilciliği ve Hürriyet Haber Ajansı Trabzon Büro Şefliği görevinin ardından, Trabzon’da Anadolu Ajansı Bölge Müdürlüğü’nü kurdu. Suavi Kaptan daha sonra meslek yaşantısını İstanbul’da Güneş Gazetesi Yurt Haberleri, ardından da Genel Yayın Müdürü olarak sürdürdü. Kaptan son olarak Anadolu Ajansı İstanbul Bölge Müdürlüğü’nden emekli oldu. Kaptan, Trabzon ve ülke medyasına katkıları nedeniyle Ziyad Nemli Büyük Ödülü’ne layık görüldü.

Jüri Özel Ödülü

Yavuz Cam
Cam sektöründe 30 yıl işçi olarak çalışan Hacı Murat Yavuz tarafından 1968 yılında kurulan Yavuz Cam Sanayi Ticaret Limited Şirketi, 46 yıldır Trabzon sanayisinin lokomotiflerinden biri oldu. Son yılda 50 milyon liralık üretim gerçekleştiren şirket, 150 kişiye istihdam sağlamaktadır. Jürimiz, geçen yıl başlattığı sanayi kuruluşlarına ödül geleneğini, bu yıl Yavuz Cam Sanayi Ticaret Limited Şirketi ile sürdürdü.

Forum Trabzon AVM
Kuruluşundan bugüne kadar yarattığı istihdam ve ile turizm açısından yaptığı katkılardan ve ayrıca basın sektörüne desteklerinden ötürü.

Sanat Ödülü

Apolas Lermi
Trabzon Gazeteciler Cemiyeti olarak çeşitli sanat dallarında Trabzon’u ve Karadeniz’i başarıyla temsil eden sanatçılarımızı geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da unutmadık. Jürimiz, Sanat Ödülüne bu yıl; asıl adı Abdurrahman Lermi olan Trabzonlu Sanatçı Apolas Lermi’yi layık gördü. Modern Folk Müziği yapan ve Karadeniz ezgilerinin ülke genelinde duyulması ve sevilmesine katkı sağlayan Lermi, ayrıca, Kemençe, bağlama, ve klasik-akustik gitar çalmakta, besteler yapmaktadır. Galandar ve Santa adlı albümleri ülke genelinde büyük ilgi görmüştür.

Basın Hizmet Ödülü

Yusuf Ziya Gedikli
İlkay Somel
Fuat Kars
Kenan Aydoğdu
Orhan Çavuşoğlu
Miraç Özağcı

Ödül Alanlar

Haber
Berkant Parlak (Günebakış) Kardeşliğin Ağlatan Öyküsü
Haber Fotoğrafı
Burak Altınöz (AA) Kadir Abiye Gözyaşı
Osman Yanık (Taka) Arap Turistlerin Atatürk Hayranlığı
Yunus Emre Sel (DHA) Tepki Kardeşliği
Spor Haberi
Salih Tezcan (Karadeniz’de Sonnokta)Doktor Seyretti Futbolcu müdahale etti
Selçuk Kılıç (AA) Kömür Deposundan Çıkan Cevher
Spor Fotoğrafı
Tolga Sağlam (Günebakış) Yavuzselim Ringe Döndü
Görüntü
Sina Sevinç (Kuzey TV) Belediye Önünde Kendini Yakan Adam
Araştırma-İnceleme
Cevat Kol (Fotomaç) Batmayan Güneşin Hikayesi
Fatih İsak (Karedeniz) Kayamuzi Vermezuk
Röportaj
Erdoğan Bekar (Günebakış) Bu Gurur Senin, Bu Ayıp Bizim Hocam
İpek Cansel Şahin (Karadenizin Sesi) Kadın Akademisyenler Camdan Tavanı Delip Çıkıyor
Güncel Yazı
Ödüle layık eser bulunamadı…
Spor Yazısı
Gürkan Ata (Kuzey Ekspres) Koşun, Referansı Sağlam Banka
Sertaç Hellaç (61saat) Geçmişten Bugüne Malouda Zihniyeti
Radyo-TV Program Sunum
Abdulbaki Açıkgöz (TRT) Trabzon’da Turizme Yeni Bir Soluk
Serkan Türk (Radyo Aktif) Radyo Aktif’te Gündem
Karikatür
Harun Yavruoğlu (Taka) TFF’nin Değil Gavurun Adaleti, UEFA Pisliği Temizledi
Mizampaj
Haluk Yaşar Tuncay (Karadeniz)
Özendirme
Selçuk Başar (DHA) Uçak ittiler

manşet-faroz

TEMEL’İN MEKTUBU

Bu Yazı Toplam 384 defa okunmuş ve 0 adet yorum yapılmıştır.

“Niyazicuğum. Hani benim küçük torun var ya. Geçen akşam, geturdi ödevini önüme koydi. Bi yandan da ağlayi. Zaten dertlerini hep pağa açar. dedi ki:

-”Habunlari anliyamadum. O yüzden da yapamadum. Yarın öğretmen beni dövecek dedecuğum.”

Pende dedum ki;

-”Ağlama uşağum, punun içun öğretmen adam dövmez. Şimdi oni çözeruk.”

Ne mümkün Niyazi kardaşum.

Bi tirenlan, bi otobos ayni istasyondan kalkmişlar. Tiren otobostan üçte bir daha hizli gidiy. Otobos iki yerde onbeşer dakka istirahat vermiş. Tiren da bi yerde durmiş, 20 dakka su almiş. Otobos saatte 60 kilometro gidiymiş. Tiren 5 saat sonra gideceği yere varmiş. Otobos ise ne vakit sonra oraya olacakmiş.

Uğraştum yapamadum. Uşak ağlay. Derken bubasi geldi. O da çözemedi. Diyrum oğa ki:

-”Ula damat, senun taniduğun tahsilli bi otobos şofori var ise oğa soralim, belki o bilebilur. Yahutta sabah olsun ben usaği şoforler cemiyetine götüreyum. Onlar arasinda belki tirenle yariş etmiş bi şofor vardur da bize nasihat verur.”

Ha, biz bi yandan da uşaga tireni tarif ediyruk. Tiren görmemiş ki. Ne anasi görmiş, ne bubasi. Ben da bi tek askerlukte Erzurum’dan Sivas’a gittiydum.

Neysa kardaşum, o gece çok kizdum. Diyeceksun ki niye? Uşak daha incir ağacindan duti ayiramay; mezgiti gosteriyrum, hamsi diy; efendum, yumurtanun fabrikada yapilduğuni sanay. Biz gelduk araba yariştiriyruk. Yani efendi, otobos saatinda varsa ne olur, geç varsa ne olur? Gurbetten yolci mi bekliysun? Eğer varacaği saat onemliysa, edersun yazihaneye bi telefon, derler sağa otobosun ineceği zamani. Bu kadarluk mesele içun sabiyi subyani niye telef edersun? Uşacuklarda şarki yok, türki yok, oyun yok; dayamiş matamatigi. Ayuptur ya!

İşte Niyazum hal böleyken böle. Yanaklarindan opdim gardaşum.”

birincisıra TEMELİN MEKTUBU

Temel Rusça Öğreniyor

Temel ile Fadime rusça dil kursuna yazılmışlar, Bunu öğrenen meraklılar sormuşlar:

-”Ula Temel, niçun inciluzce kursina deyilde rusca kursuna gidiysun da!”

-”Bir rus bebek evlat edindukda, uşak konuşmaya başlayinca nasil anlaşacağuz da

Sekiz Ver Sekiz

Of’da bir okulda, matematik öğretmeni öğrencilerine sınav yapmış. Sınav kağıtlarını okumuş, bir öğrenciye yedi puan vermesi gerekmiş, sınav kağıdına “yedi” mi yoksa “yeti” mi yazacağına karar verememiş. Bunu bilse bilse Türkçe hocası bilir demiş ve Türkçe hocasına danışmış. Türkçe hocası da düşünmüş,düşünmüş ve;

-”Ula hocam, ne tüşüniysun ve peni ne yoriysun! Ver ha ona sekiz!”

No Smoking

İş adamı Temel bir gün smokiniyle bir partiye gitmiş, kapıda no smoking yazıyormuş hemen smokinini çıkarmaya başlamış.

Hanımı:

-”Ula niçin çıkariysin?”

-”Paksana kari smokinle cirilmez yazayi!”

62 TEMELİN MEKTUBU

Kırışmış

Cemal Temel’e sormuş,

-”Ayrulduğuni tuydum, çok uzuldum, ne oldi?”

-”Fadime’ye çoraplarun çok kirişmiş kari dedum, meğer ayağunda çorap yokmuş.”

Dümenci Temel

Beden eğitimi dersinde öğretmen, öğrencilerine kürek çekme alıştırmalarını yaptırıyordu. Bir ara öğretmen, Küçük Temel’in olduğu yerde kıpırdamandan durduğunu gördü.

-”Sen neden kürek çekmiyorsun? “diye sordu.

Temel:

- “Ben tümendeyum öğretmenum!”

52 TEMELİN MEKTUBU

Kürt

Kürt’üm dedim

hadi lan bölücü dediler.

Laz’ım dedim

hadi lan devşirme Rum dediler.

Çerkes’im dedim

hain Ethem’in torunları dediler.

Alevi’yim dedim

dinsiz kızılbaşlar dediler.kazim koyuncu TEMELİN MEKTUBU

Ezidi’yim dedim

Yezid’in pis soyu dediler.

… Arap’ım dedim

pis yobazlar dediler.

Ben dedikçe onlar da bir şeyler dedi.

İnsanım diyecektim ama,

insanlığa ait her şeyi yok ettiler.. KAZIM KOYUNCU

43 TEMELİN MEKTUBU

Görmezden Gelin

Kaynanası kaybolan Temel gazeteye ilan verir. İlan şu şekildedir:
-Kaynanam kaybolmuştur, görenlerin görmezden gelmeleri rica olunur. icon smile TEMELİN MEKTUBU

Plakasını Aldım

Temel evinde oturuyormuş. Dursun gelip Temel araban çalınıyor demiş. Temel arabanın arkasından koşmuş ve bir süre sora geri dönmüş. Dursun
“Ne oldi yakalayabildin mi? ” demiş.
Temel de : “Yakalayamadum ama plakasını aldım.” demiş.

Kilitlidir

Devrin Maliye Bakanı, Akçaabat merkez ilçe kongresine destek için Başbakan tarafından görevlendirilir. Temel, Akçaabat’ta bisikletini meydana bırakıp bir kahveye girer. 5 dakika sonra içeri giren bir polis memuru bağırır :

-Kardeşim! Asfalttaki bisikletin sahibi kimse alsın, Maliye Bakanı Unakıtan gelecek.

Temel karşıdan aynı ses tonuyla cevap verir :

- Haçan korkma, pisiklet kilitlidur. Pi şey olmaz

zihni TEMELİN MEKTUBU

 

 

Hırsız var!!!

Alo polis mi alo! !karakol mu orası?
Tez yetişin hırsız var! !!pencereden dalmışlar
Uykularım tarumar vakit gece yarısı
Yastığımın altından düşlerimi çalmışlar

Bu gönül neler gördü hiç birini takmadı
Hiç bir talan içimi böylesine yakmadı
İlk kez ağlayacaktım bir damlacık akmadı
Şu mamur gözlerimden yaşlarımı çalmışlar

32 TEMELİN MEKTUBU

Ben ezelden beridir sabretmeye meyildim
Kaderimde ne varsa Hakk’tan deyip eğildim
Hiç bu kadar ümitsiz ve çaresiz değildim
Her zorluk da sıktığım dişlerimi çalmışlar

Kardelenler gibiydim baharı göremedim
Yazlar bana uzaktı gidip yüz süremedim
Bu anlamsız soyguna bir mana veremedim
Güneş yüzü görmemiş kışlarımı çalmışlar

Gören duyan olmadı tek şahidim yastığım
Bazen öpüp koklayıp bazen surat astığım
Yar diyerek her gece şu bağrıma bastığım
Karadan daha kara taşlarımı

12 TEMELİN MEKTUBU

Acındırırsan arsız olur, acıktırırsan hırsız olur
Çok söyleme arsız edersin, aç bırakma hırsız edersin
Hırsıza beyler de borçlu
Hırsıza kilit olmaz
Hırsızlık bir ekmekten, kahpelik bir öpmekten
Kırk hırsız bir çıplağı soyamamış
Öksüz hırsızlığa çıkarsa ay ilk akşamdan doğar
Tan yeri ağarınca hırsızın gözü kararır
Tutulmayan hırsız beyden büyüktür
Yavuz hırsız ev sahibini bastırır
Yüz verme arsız olur, az verme hırsız olur… Mutlu Aydurmuş

22 TEMELİN MEKTUBU

kemalettin-aşdın

BİRLİKTEN KUVVET DOĞAR

Bu Yazı Toplam 339 defa okunmuş ve 0 adet yorum yapılmıştır.

Ankara’da binlerce kişinin katıldığı ‘Her yönüyle Trabzon’ etkinliklerini Gümüşhane AK Parti milletvekili Kemalettin Aydın da izledi.

Tüm stantları gezen ve katılımcılarla sohbet eden Aydın, TAKA Gazetesi standına da gelerek düşüncelerini açıkladı. Harun Yavruoğlu’nun hazırlamış olduğu karikatür sergisini de gezen Kemalettin Aydın:

‘’Her biri birbirinden değerli ve Trabzon’u, ülkemizin özelliklerini yansıtan karikatürler. Trabzon buluşmaları ile gördük ki dayanışma içinde elde edilemeyecek başarı yok. Birlikten kuvvet doğar’’ dedi.

MEKTUP

KÜLTÜR SANAT ŞÖLENİ

Bu Yazı Toplam 344 defa okunmuş ve 0 adet yorum yapılmıştır.

Sevgili okurlarımız, Bu yıl 8. Si düzenlenen ‘Her Yönüyle Trabzon’ etkinlikleri gerçek anlamda çok 338 KÜLTÜR SANAT ŞÖLENİrenkli geçti. Bize göre bu etkinlikler dışarıda yaşayan Trabzonluların değil Trabzon’da yaşayan Trabzonluların da etkinliği. Gerçek dayanışma, gerçek birliktelik, gerçek bütünleşmeyi bu gibi etkinliklerde görüyorsunuz.

O yüzden her Trabzonluyum diyen Trabzonlu’nun bu etkinlikleri mutlaka görmesi gerekiyor. Trabzon’a has ne varsa Başkent’te vardı. Trabzon adına bunlar gurur verici çalışmalar. Hafife almamak, saygı duymak, sahiplenmek, özümsemek gerekiyor. Trabzon Vakfı her yıl etkinlikleri çeşitlendiriyor. Sayın Başkan Bilgün Aygül’ü kutluyoruz. Büyük bir organizasyon gerçekleştirip Trabzon’u tek çatı altında toplamak kolay bir iş değil.

Yerel Seçim Ankara’ya Yansıdı

430 KÜLTÜR SANAT ŞÖLENİ

 

 

 

 

 

 

 

 

Değerli okurlarımız, Etkinliklerin ilk günü açılışta siyaseten çekişmeler oldu. Belki hoş karşılanmadı ancak Trabzon adına yapılanları ve yaşananları bir değer olarak görmemiz gerek miyor mu? Tartışmalar evet hoş değildi; ama canlı gelişmelerde bunu önüne de geçemiyorsunuz. Biz sonuç ve yarar odaklı düşünelim. Başından beri Trabzonluları dopdolu bir programın beklediğini yazdık.

Trabzon kültürü tüm öz değerleri ile Ankara’daydı. Dışarıdan gelen yabancılar da gıptayla izledi. Trabzon’a has ne varsa gurbetçiler tadını çıkararak 4 gün boyunca etkinliklerde yer aldı. Özellikle hafta sonu oluşan kalabalık iğne atsan yere düşmeyecek deyimini haklı çıkaracak cinstendi. Bunlar fotoğraf örneklerinde de görülüyor.

Başkent Güzelliklere Tanık Oldu

1111 KÜLTÜR SANAT ŞÖLENİ

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Sevgili okurlarımız, Trabzon’un önemini dışarıda daha güzel anlıyorsunuz. Trabzonspor’un ne büyük değer olduğunu, hemşehriciliğin, hamsinin kokusunu, yaylarımızın dokusu, denizimiz, horonumuz, müziğimiz kolbastımızın coşkusunu Başkent’te bir kez daha yaşadık. Çok güzel şeylere tanık olduk. İnsanlar hiç birbirleriyle tanışmamalarına rağmen kaynaştılar, birlikte horon teptiler, Trabzonspor marşı söylediler, aynı tava üzerinde kuymağa birlikte ekmek bandırdılar. Gururlanmadık desek yalan olmaz. Başında yazdık, her Trabzonluyum diyen Ağrı’dan da, Tekirdağ’dan da, İtalya’dan da, Amerika’dan da kalkıp gelmeli ve bu güzellikleri görmeli. İnanın böyle, gezen mi bilir okuyan mı diyoruz ya ‘evet’ gezen bilirmiş. Organizasyon eksiklikleri yok muydu, evet vardı ama o kadar da olsun demekten kendimizi alamıyoruz.

Taka Standı Farkını Ortaya Koydu

137 KÜLTÜR SANAT ŞÖLENİ

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu etkinlikleri önemli kılan bir husus da TAKA standımızın gördüğü ilgiydi. Gazete olarak bu etkinlerde her yıl yeniliklerle yer almaya çalışıyoruz. Gazetemiz imtiyaz sahibi sayın Ahmet Sancak ‘Ört Üstüme Sesini’ adlı şiir kitabı ile okurlarıyla buluştu. İmza töreni de görülmesi gereken sahnelere sahne oldu. Sancak, okurlarla uzun uzun sohbet etti bir de roman müjdesi verdi.

Standımızda yazı İşleri Müdürümüz Harun Yavruoğlu’nun karikatürleri de sık ziyaretçi akınına uğradı. Şike, kadına şiddet ve güncel konularla ilgili karikatürlerde hemşehrilerimiz karikatürlerin yanına gelip hatıra fotoğrafı çektirdi.

3. Gün ‘Trabzon’da medya gözüyle gündem’ panelini yöneten gazetemiz yayın yönetmeni Yusuf Turgut’ta burada yaptığı ‘şike de var çetede’ sözüyle katılımcıların alkışını aldı. Özetle Trabzon, Ankara’da hasret giderdi, birlikteliğin zirveye çıktığı buluşmaya emeği geçenlere bir kez daha  teşekkür ediyoruz.

Mutlu Haftalar TAKA

MANŞET

TAKA ANKARA’YA KARADAN GİDİYOR!

Bu Yazı Toplam 293 defa okunmuş ve 0 adet yorum yapılmıştır.

Perşembe günü başlayacak olan ‘her yönüyle Trabzon’ etkinliklerine kültür ve sanatla damga 232 TAKA ANKARA’YA KARADAN GİDİYOR!vuruyoruz.

Değerli Okurlarımız, Ankara’da her yıl geleneksel olarak gerçekleştirilen,‘Her Yönüyle Trabzon Etkinlikleri’ne Gazeteniz TAKA yoğun bir hazırlık yaparak katılıyor.

Ankara Atatürk Kültür Merkezinde TAKA’ya  ait stantta  Gazetemizin imtiyaz sahibi Sayın Ahmet Sancak 22 Şubat 2014 saat 15.00’da ‘Ört üstüme sesini’ şiir kitabını imzalarken, etkinlik süresince Gazetemizde bir yıl boyunca yayınlanan 650 karikatürden seçilen 50 karikatürlük Taka/Harun Yavruoğlu Karikatür Sergisi açılacak.

Sergide toplumsal çelişkiler çarpıcı bir şekilde çizgilerle anlatılacak.

Basın Paneli Var

Sevgili Okurlar, Gazetemizin Yayın Koordinatörü ve Trabzon Gazeteciler Cemiyeti Başkan vekili Yusuf Turgut’un yöneteceği  “Basın Paneli”  22 Şubat 2014 saat 15.45-16.45 arası gerçekleşecek. Panelde Yusuf Turgut’un yanı sıra Trabzon Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Turgut Özdemir, TSYD Başkanı Murat Taşkın ve viratrabzon internet sitesi sahibi Ahmet Şefik Mollamehmetoğlu da kürsüye çıkacak.

AYTEKİN ÇAKMAKÇI

Değerli Okurlar, Bitmedi.. Yine Gazetemizin Köşe yazarlarından Ünlü görüntü yönetmeni Aytekin 125 TAKA ANKARA’YA KARADAN GİDİYOR!Çakmakçı’nın da iştirak ettiği ‘Trabzon’da sinema’ konulu söyleşi Ankara’da her yönüyle Trabzon etkinliklerinde olacak. Trabzon Sinema Derneği(SİNEZON) Ankara Trabzon Etkinlikleri’nde 21 Şubat Cuma günü Saat: 16.00′da “Trabzon’da Sinema” başlıklı söyleşi yapacak. Söyleşide son beş yıldır sinemanın ivme kazanması, Trabzon’da yarattığı sosyolojik boyutu, Trabzon Sinema Derneğinin kuruluş amacı ve Trabzon’da çekilen belgesel ve sinema filmlerinin istatistik bilgileri yer alacak. Katılımcılar; Trabzon Sinema Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sinem Mısırlıoğlu, Trabzon Sinema Derneği Onur Üyesi Görüntü Yönetmeni Aytekin Çakmakçı, Trabzon Sinema Derneği Kurucu Başkanı Yönetmen: Erdal Eksert kürsüne olacak.

Yaşar Bedri’den Belgesel

Sevgili Okurlarımız, Ankara’da 4 gün sürecek olman etkinliklerde Gazetemizin Şair ve Yazar ve yaşar bedri özdemir TAKA ANKARA’YA KARADAN GİDİYOR!Yapımcılarından Yaşar Bedri Özdemir aynı etkinlikler doğrultusunda  22 Şubat Cumartesi günü  Saat 19.00 – 20.00 arası iki belgesel gösterimi yapılacak.

Özetlersek ‘8’inci Her yönüyle Trabzon’ etkinliklerinde TAKA Gazetesi’nin rüzgarı esecek.

Tüm okurlarımızı etkinliklerimize bekliyor ve hafta sonu buluşmak dileğiyle kalın sağlıcakla diyoruz.

Mutlu Haftalar TAKA

yavruoğlu

YAVRUOĞLU’NA BÜYÜK ONUR

Bu Yazı Toplam 457 defa okunmuş ve 0 adet yorum yapılmıştır.

Geleneksel olarak bu sene dördüncüsü düzenlenen “Telekomcular Derneği Ödül Töreni’nde “2013 yılının telekomcusu” ödülüne eski Türk Telekom çalışanı Karikatürist ve Taka Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Harun Yavruoğlu layik görüldü.

Türkiye’nin değerleri üzerine çizdiği karikatürler ve yürekli duruşu ve o paralelde yazmış olduğu yazılarlıyla Türk Telekom camiası tarafından yılın Telekomcusu ödülüne layık görüldü. Vaktiyle Telekom camiasındaki yöneticilik normlarına harfiyen uyması hiçbir şaibeye karışmaması onun artılarındandı. Ankara Holiday Inn Otel’de düzenlenen ödül törenine Harun Yavruoğlu Ankara Günleri hazırlıkları nedeniyle yoğun çalışmada olduğu için ödülü oğlu Miraç Ali Yavruloğlu aldı.

Törene çok sayıda davetli katılırken katılımcılar arasında muhalefet partisini milletvekilleri eski bakanlar, önemli şahsiyetlerden Mümtaz Soysal vardı. Yapılan konuşmalarda Telekomcular Derneğinin özelleştirilmesinin yanlış olduğuna vurgu yapıldı ve hiç pahasına milli servet yabancılara satıldı görüşü vurgulandı.

Bu görülmeler parelerinde toplam 7 ödül dağıtılırken gazeteci karikatürist ve yazar Harun Yavruoğlu’nun ödüle layık görülmesi Türk Telekom çalışmasındaki iş ahlakı çalışkanlığı, dürüstlüğü hiçbir şahibeye karışmaması, çizdiği karikatürlerle toplumsal geçekleri ve çelişkileri aktarması ve benzer tesiri yazılarında da yansıtması nedeniyle Harun Yavruoğlu ödüle layık görülmüştür. Ödülü babası adına alan Miraç Ali Yavruoğlu Telekom camiasına teşekkür ederken Törende yavruoğlunun köşe yazılarına ve karikatürlerinin yayınlanması büyük dikkat çekti.

MANŞET

SANATSIZ GAZETE OLMAZ!

Bu Yazı Toplam 261 defa okunmuş ve 0 adet yorum yapılmıştır.

Sevgili Okurlarımız, Gazeteciliğe siyaset veya spor olaylarından ibaret bakmayan bir anlayıştayız. Kurulduğu günden itibaren TAKA Gazetesi bölgenin sanatına, sanatçılarına, kültürüne ve kültür adamlarına tam destek vermiştir.

İlginçtir, İstanbul’dan Bursa’dan bizi arayanlar, ‘Gazeteye cinayet haberlerini koymayın, onların yerine köylerimizden bir Serander resmi koyun!’ diyorlar. Onları da dinliyoruz ve eleştirilerini alarak bir dengede yürümeye gayret gösteriyoruz.

Sancak’tan İmza Günü

Her yıl Ankara’da yapılan geleneksel Trabzon Günlerine çok yönlü katılıyoruz. Bu yıl TAKA Gazetesi, as SANATSIZ GAZETE OLMAZ!İmtiyaz Sahibi, Yayın Yönetmeni ve Yazı İşleri Müdürüyle Program içinde olacak. 22 Şubat 2014 Cumartesi günü Saat 15.00’da Sayın Ahmet Sancak’ın ‘Ört üstüme sesini’ kitabına imza günü var. Ahmet Sancak, Almanya’dan Ankara’ya gelecek ve burada okurları için kitaplarını imzalayacak.

Ahmet Sancak başarılı bir iş adamı. Her başarılı iş adamının içinde muhteşem bir sanat aşkı gizlidir. Sayın Sancak onlardan birisi. Gurbette ki, hasret onun sanat aşkını alevlendiren en önemli unsurdur.

Karikatür Sergisi

Değerli Okurlarımız, Gazetemizde Yazı işleri müdürlüğüne getirildiği günden itibaren güncel 214 SANATSIZ GAZETE OLMAZ!karikatürleri, Faroz mizah sayfasıyla birlikte hafızalara kazınan karikatürlere imza atan Harun Yavruoğlu’nun 50 eserden oluşan karikatür sergisini de Ankara’ya taşıyoruz.

Ankaralı sanatseverlerle buluşacak olan sergideki karikatürler Atatürk Kültür Merkezindeki Trabzon günlerinin en fazla ses getiren eserleri olacağına inanıyoruz. Burada Sanatı destekleyen vizyon ajansa da teşekkür ediyoruz.

Basın Paneli

Sevgili Okurlarımız, Trabzon günlerinin başladığından itibaren tüm etkinliklere katılan Gazetemizin 110 SANATSIZ GAZETE OLMAZ!Yayın Koordinatörü Yusuf Turgut Trabzon Vakfı ve Trabzon Derneği’nin çok özel programında kürsüde olacak. Trabzon Gündemi panelinde Moderatör olacak olan Turgut aynı zamanda Trabzon’da son bir yıl yaşananlarla ilgili düşüncelerini de aktaracak. Yusuf Turgut’la birlikte Trabzon Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Turgut Özdemir, TSYD Şube Başkanı Murat Taşkın ve Gazeteci Yazar Ahmet Şefik Mollamehmetoğlu Trabzon’u anlatacaklar. Atatürk Kültür Merkezinde 22 Şubat tarihinde dinleyicilere bölgesel olayları değerlendirecek olan gazeteciler soruları da cevaplandıracaklar.

Mutlu Haftalar TAKA

manşet-faroz

ÇİZME

Bu Yazı Toplam 466 defa okunmuş ve 0 adet yorum yapılmıştır.

Temel, Dursun’un evi önünde bağırmaktadır:

-”Ula Tursun evde misun?”

Dursun:

-”Evde değülum da!”

Temel:

-”Ula Tursun kapida bir çift çizme var!”

Dursun:

-”Olabilür benim uç çift çizmem var!”

313 ÇİZME

Temel ve Baklava

Öğretmen Temel’e sorar:

- Söyle bakalım Temel senin beş tane baklavan var üçünü bana verdin kaç baklavan kaldı?

Temel hiç istifini bozmadan 5 der.

- Üçünü bana verdin Temel nasıl oluyor bu iş?

- Size vereceğumi kim söyledi ki.

Cittu Cittu

Cemal ile karısı kavgalı iken, Cemal kahvede ölmüş. Karısına haber verme işini Temel üstlenmiş.

- Ula Adile deyze Cemal emmi kayip oldi,” demiş.

Cemalin karısı:

- “Cehennemin tipine citsun,” diye cevaplamış.

Temel gayet sakin:

- “Ula, cittu, cittu!” diye söylenmiş..

Dik Açı

Temel oğluna sormuş:

-Haçan bil bakayum su kaç derecede kaynar?

-90 derecede kaynayi.

-Uyy olur mu da 90 derecede kaynayan dik açidur.

19 ÇİZME

Otobüste cep telefonu

Temel otobüste cep telefonuyla konusuyormuş, yolcular uyarmış hemen:

- Otobüste cep telefonuyla konuşmak yasaktır! Temel telefonun öbür ucundaki arkadaşını uyarır:

- Ula Cemal, otobusun içinde konişmam yasakmiş, sen konuş ben tinleyeyum

213 ÇİZME

Balık ve Temel

Temel bir gün bir hayvanat bahçesine gitmiş.

Akvaryumların yanında birini görmüş.

Adam elini akvaryumun neresine götürse balık da takip ediyormuş.

Temel sormuş: “Ula bu nası oliyi? ”

Adam: “Her zaman daha zeki olan yaratıklar kendinden daha az zeki

olanları yönetebilirler .”demiş.

Adam oradan uzaklaşmış. Bir kaç dakika sonra geldiğinde bir de ne

görsün?

Temel akvaryuma ağzını yapıştırmış. Balık gibi bir açıyor bir kapıyor.

412 ÇİZME

Dolmuş

Temel dolmuş şoförüdür. Yolcu Temel’in dolmuşuna yaklaşır ve sorar:

-Yer var mı?

+En arkada bir kişilik yer var.

-Ben arkada gidemem.

+Niye arkasi Akçabaat’a gitmiy mi?

İnciluz Temel

İngiltere’ye gezmeye giden Temel

tanınmamak için gördüğü Türklere selam

vermeyip selam da almıyormuş…

Fakat Türk’ün üstelik de hemşehrisinin biri

Temel deki burnu görünce

“Ha bu kesun lazdur” Demiş ve peşine

takılmış.Yanaşıp sormuş Temel’e;

“Kardasum sen laz misun?”

Temel’den çıt yok…Adam yine sormuş;

“Kardasum Laz misun?”

Temel yine bakmamış adama. Adam ısrarla

takip edip devamlı

“Kardasum laz misun?”

Diye sorunca Temel adama dönüp söyle

demiş;

“Inciluzum ulen inciluz!”

73 ÇİZME

Dürbün Etkisi

Bir gün Temel maça gider. Karşı tirübünde arkadaşı Dursun’u görür Tursun Tursun diye bağırır ama sesini duyuramaz.

Temel’in yanındaki arkadaşı Temel’e dürbün verir.

Temel dürbünle Dursun’a bakar ve kısık sesle:

-Tursun niye benle konuşmayisun yoksa bana daruldun mi?

Finduk

Temel askere gider ama komutanı Karadenizlileri hiç sevmez. Komutanı bir gün Karadenizlileri bir köşeye ayırır. Ve tek tek sorar.

“Fındık de bakim oğlum”, “Finduk” der asker. Birine daha sorar. Fındık de bakim oğlum. Finduk. Temel düşünür ve öğrenir. Temele gelir sıra.

“Fındık de bakim” der komutanı. Fındık der Temel. Komutan şaşırır ve bir daha sorar. Temel yine doğru söyler. Komutan düşünür. Bu kez “fıstık de bakim oğlum” der. Temel fistuk der ve yumruğu yer.

81 ÇİZME

Tahmin Etmiştim

Temel’in kol saati durmuş. İçini açmış ve içinden ölü bir karınca çıkmış.
Temel:
-Uyy…Zaten pen tahmin etmiştum makinistun öldüğinü…

92 ÇİZME

Trilyon

Bir Karadenizli “Life TV Show ” adli yarışma programına katılır.
1.000.000.000.000 TL (1 Trilyon) Siz de bir deneyin…
Sunucu aşağıdaki sorulari sorar:

1. Tarihteki Yüzyıl Savaslari ne kadar surmustur?
A 116 Yıl B  99 Yıl C  100 Yıl D  150 Yıl

* Karadenizli bu soruda pas geçme hakkini kullanir…

2. Panama Şapkası hangi ülkede keşfedilmiştir?
A Brezilya B  Şili C  Panama D  Ekvator

* Karadenizli seyircilerin yardımını istemiştir…

3. Rusların Bayramı olan Ekim direnişi hangi aydadır?
A Ocak B  Eylül C  Ekim D  Kasım

* Karadenizli telefon hakkini kullanıyor ve başka bir Karadenizliyi arıyor…

4. Kral Georg IV doğru adı nedir?
A Albert B  Georg C  Manuell D  Jonas

* Karadenizli, iki yanlısı götürme hakkını kullanıyor…

5. Kanarya Adaları’nın ismi, hangi hayvandan gelmiştir?
A Kanarya B  Kanguru C  Fare D  Fokbalığı

* Karadenizli oyundan çekiliyor.

zihni1 ÇİZME

 

 

Not: Okurken güldüyseniz doğru cevaplara da bir goz atın:

1. Yüzyıl Savaşları 116 Yıl surdu (1337 ile 1453 arası)
2. Panama şapkası Ekvator`da keşfedilmiştir
3. Rus bayramı “Ekim direnişi” 7 Kasım`da kutlanır
4. Kral Georg IV `un asil adi Albert. Kral 1936 yılında ismini değiştirmiştir
5. Kanarya adalarinin Latince adi “Foklarin” adasidir ve bu isim “Fokbalığı’ndan gelmiştir.

Ne oldu? Bir an kendinizi Karadenizli`den daha mı zeki sanmıştınız?

MEKTUP

ŞİKEYİ DÜNYA DUYDU

Bu Yazı Toplam 651 defa okunmuş ve 1 adet yorum yapılmıştır.

Değerli Okurlarımız, Ne Trabzon, ne Türkiye ne Dünya, Böylesine büyük bir şike protestosunu görmedi, yaşamadı.

Trabzon’dan yankılanan bu ses UEFA’yı da içine alacak ve büyük bir baskı yaratacak.

Böyle bir yürüyüş ki, demokrasi içinde yapılması da ayrı bir özelliğimiz oldu.

Yaklaşık olarak 50 bin kişilik bir taraftar grubu tepkisini dile getirdi ve Federasyon binasına Trabzonspor kaşkolu astılar.

Geçen hafta artık sözün bittiğini söyledik. İcraat zamanı. Kim ne derse desin Trabzonspor’un kupası, Trabzon kentinin alın teri mutlaka ama mutlaka alınacak.

Değerli Okurlarımız, TAKA Gazetesi Kültür ve Sanata değer veren gazetedir. TAKA Gazetesinden hafta sonlarında Şiir, Mizah ve Kültür sanat sayfaları yapıyoruz.

20 Şubat tarihinde Ankara’da yapılacak olan ‘Her yönüyle Trabzon etkinliklerine’ katılacağız.

50 karikatürle birlikte Başkentte olacağız. TAKA Gazetesi Harun Yavruoğlu karikatür sergisinin yanında Ahmet Sancak’ın şiir kitabının da imza günü olacak. TAKA Gazetesi Ankara’da Şubat’ta çok farklı bir sergi ve stantla okurlarıyla buluşacak.

Sevgili Okurlarımız, Trabzonspor teknik patronu Mustafa Akçay bir karar vermeli.

Büyük takım teknik direktörü mü olacak yoksa yeniden bir alt lige mi dönecek?

Hocamıza güvenimiz var. Ama o yaptığı küçük hatalarla büyük başarılarını örtüyor.

Beşiktaş maçında da Trabzonspor’u son 10 dakika içinde zor durumda bıraktı. Önlem alayım derken maçı veriyordu. Mustafa Akçay kendini toparlamalı.

Trabzonspor’da kimin hangi kapasitede olduğu biliniyor. Spor Müdürümüz Hamza Mısır’ın yazdığı kulağına küpe olsun: ‘A.Kadri ve Şahin ile büyük maç alınmaz!’

Yönetime de bir sözümüz var: Allah aşkına bir transfer yapın. Ne beceriksiz adamlarmışsınız.

Mutlu Haftalar TAKA

HARUN

YAVRUOĞLU’NA ÖDÜL

Bu Yazı Toplam 806 defa okunmuş ve 3 adet yorum yapılmıştır.

Türkiye’nin değerleri üzerine çizdiği karikatürler ve yürekli duruşu ve o paralelde yazmış olduğu yazılarlıyla Türk Telekom camiası tarafından yılın Telekomcusu ödülüne layık görüldü.

Yılın Telekomcusu ödülüne layık görüldü

Vaktiyle Telekom camiasındaki yöneticilik normlarına harfiyen uyması hiçbir şaibeye karışmaması onun artılarındandı. Bu sene dördüncüsü düzenlenecek olan “Telekomcular Derneği Ödül Töreni’nde “2013 yılının telekomcusu” ödülüne eski Türk Telekom çalışanı Karikatürist ve Taka Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Harun Yavruoğlu layik görüldü. Yavruoğlu ödülünü 15 Şubat Cumartesi Ankara Holiday Inn Otel’de saat 14.00’de düzenlenecek törenle alacak. Telekomcular Derneği Ödülleri verirken her yıl belirli bir konuların öne çıkarılmasına karar verilmişti. Bu yıl “Yolsuzlukla mücadele ve vefa” konuları ana temalar olarak belirlendi. Özel Ödül, Yılın Siyaset Adamları ve Yılın Kitabı belirlenirken “Yolsuzlukla Mücadele”ye yaklaşım birincil ölçüt olarak alınmış ve insanların bazıları ödüllendirilerek, topluma mesaj verilmek istenmiştir.

manşet

İĞNE UCU

Bu Yazı Toplam 950 defa okunmuş ve 0 adet yorum yapılmıştır.

Bir gün iki deli hastaneden kaçmaya karar vermişler.Tam kaçarlarken doktor içeriye girmiş.Bir deli cebinden iğne çıkarmış ve iğneyi arkadaşı ve kendi önüne tutmuş.Doktor da iki deliyi yakalayıp kaçamamaları için yatağa bağlamış.Bunun üzerine,

Deli diğer deliye:

Hani kaçamadık işte, senin tuttuğun iğnede işe yaramadı .

Diğer deli:

Ne kızıyorsun ya, iğnenin ucunu kapatmayı unutmuşum da ondan doktor gördü bizi

25 İĞNE UCU

Oruç bozma sebebi

Karadeniz fıkralarıAylardan Temmuz. Günler oldukça sıcak ve uzun, Ramazan ayındayız. Sabah erkenden başlayıp, gün boyu tırpanla ot biçmiş Karadenizli. Hararetten, dili bir karış dışarıda varmış evine. Kafaya takmış, orucu bozacak ama arkadaşı bırakmıyor;

Orucunu bozma, aha şunun şurasında akşama ne kaldı ki?

Bir oyuna getirip bozmuş orucunu. Arkadaşı;

Ne yaptın? Nasıl bozdun orucu? Deyince cevap verir Karadenizli;

Baktum ki, orucu bozmazsam susuzluktan öleceğum. Ölürsem bir daha Allah için oruç tutamayacağum. Dedum, ey Rabbum, yaşayup senin için oruç tutayım diye orucumu kestum.

Paranın Faizi

Kayserili bir iş adamı tatilini geçirmek üzere bir köye gider. Burada

cüzdanını düşürür. İçerisinde yüz milyon lira vardır. Bir zaman sonra cüzdanı bulan bir köylü Kayseriliye mektup yazar ve cüzdanını gelip almasını söyler. Kayserili gelir ve cüzdanı alır. İçini açıp parayı sayar ve alnını kırıştırır. Bunu gören köylü:

Ne o? Yüz milyondan fazla mı para vardı? diye sorar.

Kayserili:

Bu para iki aydır bende değil, bunun faizini kim verecek?

38 İĞNE UCU

Başka Doktora

Oğlu, işten dönen babasına der ki:

Sorma baba. Bugün doktora gittim. Beni muayene ettikten sonra ne dedi biliyor musun? Bir ay deniz kıyısında tatil yapmam gerekiyormuş. Nereye gidelim dersin?

Başka bir doktora gidelim evladım!

Aslan Avı

Afrika’da aslan avına çıkmak için akşamı bekliyorlardı. İki gencin bir gece önce avlanamadan döndüklerini işiten yaşlı avcı:

Size bu avın püf noktasını öğreteyim. Korunaklı bir yere gizlendik ten sonra, gece yarısını bekleyeceksiniz. Ortalık zifiri karanlık olunca, iki fosforlu göz belirir karşınızda. O iki gözün tam ortasına nişan alacaksınız.

Gençlerden biri gülümsedi:

O eskidendi, usta. Artık aslanlar da bu yöntemi öğrenmişler. İkişer ikişer dolaşıp birer gözlerini kapıyorlar!

48 İĞNE UCU

Hitler ve Stalin

Hitler ve Stalin bir barda oturmaktadırlar. Bir adam içeri girer ve barmene bunlar Hitler ve Stalin değil mi diye sorar. Barmen “Evet, onlar” der.

Sonra adam onlara dogru yürür ve sorar:

“Selam, ne yapıyorsunuz?”

Hitler cevaplar:

“3. Dünya savaşını planlıyoruz.”

Adam sorar. “Gerçekten mi? Neler olacak?”

Hitler: “Bu sefer 14 milyon yahudiyi ve bir bisiklet tamircisini öldüreceğiz” der.

Adam sorar: “Bir bisiklet tamircisi mi???!”

Hitler Stalin’e döner ve der ki:

“Gördün mü, sana kimsenin 14 milyon yahudiyi takmayacağını söylemiştim!”

Tehlike

Bir gün Nasrettin Hoca gömleğini yıkayıp asmış. Birden bir rüzgar esmiş ve Nasrettin Hoca’nın gömleğini alıp kayaya fırlatmış. Nasrettin Hoca karısına seslenmiş:

Hanım… Hanım!

Karısı gelmiş: “Ne oldu bey?” diyerek. Hoca:

Büyük bir tehlike atlattık!

Alt tarafı gömlek kayaya çarpmış ne olacak bey?

Öyle deme karıcım ya içinde ben olsaydım!…

56 İĞNE UCU

Kötü Haber

Adam bir gün eve gelir adam ev halkına şöyle der:

Size bir iyi bir kötü haberim var.

Ev halkı ilk önce iyi haberi dinlemek ister. Adam söyler:

Patronum maaşımı 2 binden 5 bin yaptı.

Bunu duyan ev halkı sevinçten havalara uçar şarkılar söylerler sıra kötü habere gelir adam ürkek bir ifadeyle:

İşten atıldım.

Çobandan Kaymakam Olursa

Çobanın bir tanesi kaymakam olur ve bir gün odasında sekreteriyle beraber otururken kapı çalınır.

Kaymakam:

“Dıkıl” der.

Sekreter:

“Sayın kaymakamım siz artık çoban değil koskoca bir kaymakamsınız biraz daha kibar olun.”

Kaymakam:

“Dıkılınız.”

65 İĞNE UCU

Kaymakam Bey

Kaymakam Bayburt’u gezmektedir. Değirmenin bir tanesinde bir eşek görür. Eşeği vatandaşın biri yönlendirmektedir dönmesi için. “Halbuki eşek kendi kendine yolunu bulsa da dönse, sizce daha iyi olmaz mı” der yeni kaymakamımız. Değirmen sahibi “eyi has diyirsen de gaymagam bey, hani ele senin gibi ahılli eşşek” der

ilginc bilgiler1 İĞNE UCU

 

 

Yeni Zelanda’da yaşayan Kea adında bir cins papağan araba pencerlerinin etrafındaki kauçuk şeritleri yer!
Kaydedilen en uzun tavuk uçuşu 13 saniyedir
Dünyadaki beyaz karıncaların toplam ağırlığı insanlarin 10 katıdır.
Eşeklerin gözleri dört ayaklarını da görebilecek şekildedir.
Kedilerin her bir kulağında 32 adele vardır.

Kereviz yerken harcanan kalori, kerevizin içindeki kaloriden daha fazladır.
Hipopotamlar insandan daha hızlı koşarlar.
Meşe ağaçları elli yasına gelmeden meşe palamudu üretemezler.
İnsan elinde, en yavaş uzayan tırnak bas parmağınki, en hızlı uzayan tırnak ise orta parmağınkidir.

zihni3 İĞNE UCU

 

 

Kapiya dikkat!

Temel’ in karısı Fadime vefat etmiş. Cenaze namazı kılınmış, cemaat tabutu sırtına almış, tam camii den cenazeyi çıkartacaklar, tabut camii nin kapısına çarpmış. Bakmışlar tabuttan bir inleme sesi geliyor, açmışlar tabutu, bakmışlar Fadime yaşıyor. Hemen hastaneye götürmüşler ve 10 sene daha yaşamış Fadime. 10 sene sonra öldüğünde yine aynı camii ye getirmişler cenazeyi. Namaz kılınmış. Tam cenazeyi kapıdan çıkaracaklar, Temel cemaate seslenmiş :
Ula cözinizi seveyum. Kapiya tikkat edun daaa

Gerçekler

İki fakir muhabbet etmektedir.

Fakir adam diğerine sorar:
Arkadaş mesela, senin iki araban olsa birini bana verir miydin?

Arkadaşı;
Tabii ki verirdim.

Arkadaşı soruya devam eder:
Kardeşim, peki iki evin olsaydı, birini bana verir miydin?

Arkadaşı:
Ne demek tabii ki verirdim.

Arkadaşı mutlu şekilde soruya devam eder:
Peki iki tavuğun olsaydı birini bana verir miydin?

Arkadaşı gayet ciddi:
Hayır, veremem.
Soru soran arkadaşı merakla:

Peki niye veremezsin?

Arkadaşı:
İki tavuğum var da ondan.

113 İĞNE UCU

Ne dediler?

Panik yok, ben Bahaddin ampul patladı.

Cumhurbaşkanı neden hiç konuşmadı.

Ulaş Özdemir

Fethullah Gülen, Gazze’nin üzerine fosfor bombaları yağarken bırakın beddua etmeyi, susmuştu! Mavi Marmara’da da “otoriteyi” işaret etmişti!

Her yerde birtek adalet ilkesi vardır; güçlünün çıkarı.

Platon.

Alma mazlumun ah’ını çıkar aheste aheste.

Halk

Artık poliste o

savcı da o

Yargıçta o.

AŞM

Emeksiz zengin olanın, Kitapsız bilgin olanın, Sermayesi din olanın, Rehberi şeytan olurmuş…”

Bir soğan soyuluyor, yaşarıyor gözler, bir devlet soyuluyor, aldırmıyor öküzler.

Şair Eşref

İnsanın ar damarı çatlamış bunların…

Ve rüşvet alan bir adam var ki istifa etmiş, ama Japonya’da.

Ey kalbim.
Ey suları usul usul yükselen gizli deniz,
İçimiz damar damar parçalansa da
Dışımız lâl gibi sessiz.

İsmet Özel

Meğer AKP, Ayakkapı Kutusu Partisiymiş.

Namusluya iftiraya uğramışa sözümüz yok.

Lakin, çalana ve çaldırana zehirli ok…

Eski ABD Büyük Elçisi Elekdağ: Bu yolsuzluk operasyonun  arka planında hedef Başbakan Erdoğan.

Ebru Gündeş’in işi zor.

Bulmuş milyon dolarlık kocayı gelmiş devlet el koymuş adama.

Yolsuzluğun belgesi mi olur ula. Bunlar harici mihraklı kirli operasyonlar…

Tayyip Bey Hoca Efendiyi içeri tıktırmak için çağırmış.

Gülen fena beddualar etti ve şimdiye kadar demediklerimi diyeceğim dedi.

Yani takke düştü kel göründü

Bedirhan Gökçe

Aldanma insanların samimiyetine!
Menfaatleri gelir her şeyden önce.
Vaad etmeseydi Allah cenneti;
O’na bile etmezlerdi secde!… (M.Akif Ersoy)

Cicerali Malike

Hocanın evi soyulur;her kafadan bir ses;hoca bakmış ki olacak gibi değil;neredeyse hırsızlığın müsebbibi ilan edilecek -”yahu durun hele” demiş;-”tamam ben tedbirimi iyi alamadım amma şu hırsızın hiç mi suçu yok”

manşet

BİLMEDİKLERİ

Bu Yazı Toplam 538 defa okunmuş ve 0 adet yorum yapılmıştır.

Annesi oğlunu korumak için okuluna gitti. Sınıf öğretmenine rica etti: Oğlumun sınıfı geçmesi için hiç mi çare yok? Yok! Onun bilmedikleriyle üç öğrenci daha sınıfta kalır!

7 BİLMEDİKLERİ

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Terlemek

Tip Fakültesi nde okumakta olan ögrenciye sinavda söyle bir soru geldi :

Hastayi hangi yöntemlerle terletirsin?

Ögrenci bildiklerini söyledi.

Baska?

Bellegini yokladi, animsadigi baska yöntemleri de anlatti.

Baska?

Teriçinde kalan ögrenci :

Bütün bu yöntemlerden sonuç alinmazsa, dedi, buraya getirir, huzurunuzda sinava sokarim…

61 BİLMEDİKLERİ

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Tahir İle Mahir

Mahir adında çalışkan bir talebe her nasıl olduysa meşhur edebiyat öğretmeni

Tahir-ül Mevlevi’den zayıf not alınca bir fırsatını bulup tahtaya:

“Vermezse Tahir, ne yapsın Mahir”, yazar.

Tahir-ül Mevlevi yazıyı görünce hemen cevabı yazar:

“Çalışsa Mahir, vermez mi Tahir.”

8 BİLMEDİKLERİ

 

Kompozisyon

Temel çok yaramaz bir öğrenciymiş. Bir gün yine yaramazlık yapınca öğretmeni cezalandırmaya karar vermiş:

Bak olum şimdi gideceksin ve yarına 2000 kelimelik bir kompozisyon yazacaksın.

Temel gitmiş eve akşam kompozisyonu yazmış. Ertesi gün öğretmen 2000 kelimelik kompozisyonu okuyor :

Dün ben gezerken kedimi kaybettim. Sonra ben kedime dedim ki; kediciğim gel gel gel gel gel gel gel gel…

9 BİLMEDİKLERİ

 

 

Doğanın dengesi

Temel ormanda agaç kesiyormuş, o sırada çevreciler de ormanda yürüyüşe çıkmışlar, Temel’i bu vaziyette görünce bir güzel pataklamışlar… Temel üstü başı perişan halde köye dönerken Dursun a rastlamış, Dursun;

Ula Temel bu ne hal böyle? diye sormuş, Temel de anlatmış;

Ormanda ağaç keseydum, birden kalabaluk pir grup Doğan’ın yengesini bozmişum diye dövdü peni, halbuki ne Doğan’ı taniyruuum, ne de yengesuni..

10 BİLMEDİKLERİ

 

Sahiden Benziyor Mu?

Cemal İtalya’ya gitmiş. Dönüşte maceralarını anlatıyor.

Temel sormuş:

Sen yakından cördün, sahiden çizmeye penziy mi?

221 BİLMEDİKLERİ

 

Alkış

Bir uçak düşmek üzereymış. Bu yüzden uçağın tabanı da dahil olmak üzere her

şeyi atmışlar. Yalnızca uçağın tavanına tutunan yolcular ve pilot kalmış. Pilot:

“Uçak hala düşüyor, bir yolcunun atlaması gerekli” demiş. Temel:

“Ben atlarım ama sevgili kaptan pilotumuz hariç hepinizden kuvvetli bir alkış bekliyorum.”

deyince bütün yolcular Temel`i alkışlamış ve asağı düşmüş.

Sadece Temel ve pilot kurtulmuş…

44 BİLMEDİKLERİ

 

Tören

Adamın biri yine Karadeniz’i gezerken bakmış bir tepenin üzerinde Lazlar dansediyor ve ara sıra aralarından birini tepeden aşağı atıyorlar. Adam korka korka Lazların yanına yaklaşıp sorar :

Pardon ama ne yapıyorsunuz ?

Körmüsün daa, Temel atma töreni yapıyoruz.

zihni1 BİLMEDİKLERİ

 

 

 

Kuşum fıkrası

Fadime kumar oynuyormuş.

Temel de arada sırada gidip soruyormuş:

Nasıl gidiyor kanaryam?

Kaybediyorum.

Bir müddet sonra yine:

Nasıl gidiyor güvercinim?

Kaybediyorum

Bu konuşma bülbülüm, serçem diye devam edince Cemal sormuş,

Neden karına hep kuş isimleriyle hitap ediyorsun?

Bu kadar kişinin içinde kuş beyinli diyemem ya! diye fısıldamış Temel.

enes BİLMEDİKLERİ

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Benzin

Temel arabasıyla giderken benzini bitmiş. Bari benzinciye kadar idare etsin diye depoya çiş etmiş. Yoldan geçerken Temel’i bu halde gören biri merak içinde sormuş:

Senin bu yaptığın normal mi?

Temel cevap vermiş:

Hayır kurşunsuz

36 BİLMEDİKLERİ

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Buradan gidelim

Temel ve Cemal deniz kıyısında oturmuş balık tutuyorlardı. Temel bir ayakkabı çekti. Cemal bir süzgeç çekti. Derken bir terlik çekince, Temel;

Ula Cemal purdan cidelim daa, aşağıda birileri oturiyi

Paraşüt

Temel uçaktan atlayıp paraşütü açılmayınca yerdeki kazığın üzerine doğru düştüğünü fark eder. Yukardan seslenir; “O kazığı oradan alın” Kazığın alınmadığını görünce, Temel çaresizce, “la alamaysanız bari yağlayın” diye seslenir.

KOMİK SÖZLERHAZIR CEVAPLAR BİLMEDİKLERİ

 

 

 

 

Ne Diye Bindin

Necip Fazıl Kısakürek vapurla Karaköy’e geçerken yanına biri yaklaşıp:

Üstad, diye sormuş. Peygamberlere ne diye gerek duyuldu, biz kendimiz yolumuzu bulabilirdik.

Necip Fazıl, okuduğu kitaptan başını kaldırmadan:

Ne diye vapura bindin ki, cevabını vermiş. Yüzerek geçsene karşıya.

52 BİLMEDİKLERİ

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Neresi Akıyor?

Kırkağaç Kaymakamlık binasının tamir gerektiği bildirilince, merkezden yazı gelmiş.

Nelerin aktığını, yegan yegan bildiriniz.

Aynı Zamanda meşhur bir hicivci olan kaymakam Eşref, cevap yazmış.

Muslukları hariç, her tarafı akıyor.

Elimi Yeni Yıkadım

Mehmet Akif, elini yıkadıktan sonra Neyzen Tevfik’in kendisine uzattığı havlunun kirini görünce, ister istemez.

Hayır, demiş. Elimi daha yeni yıkadım.

İLGİNÇ BİLGİLER

♥ Yataktan düşerek ölme olasılığı iki milyonda birdir.

♥ Yazar Rudyard Kipling sadece siyah mürekkep kullanırdı.

♥ Yeni Zelanda, dünyadaki her türlü iklimin yaşandığı tek ülkedir.

♥ Yetişkin bir ayı, bir at kadar hızlı koşabilir.

♥ Yetişkin bir insan günde ortalama olarak 23 bin kez nefes alır.

H-YAVRUOĞLU

KOVULMUŞLAR ÜZERİNE

Bu Yazı Toplam 378 defa okunmuş ve 4 adet yorum yapılmıştır.

Kovulmak kaderdir Türkiye’de.

Muktedir olanların, kudretini şahsın aleyhinde kullanmasıdır.

Görevlere getirilmeler var ise, gönderilmeler de vardır elbet.

Getirilmeler onur verirken, gönderilmeler elbette ki hüzün vermektedir.

***

Bildiğiniz gibi çalıştığı iş yerinden en son kovulan ATV çalışanı Gözde Kansu’dur.

Gözde Kansu sunduğu programda göğüs dekoltesi nedeniyle bir siyasinin gözünün ucuyla bakışına olumsuz yakalanmış, yakasını bu negatif tesirin vahametinden kurtaramayarak buruşturulmuş dudaklardan çıkan “olmaz böyle şey, yoksa rüya mı” ifadelerine yolcu edilmiştir.

***

Edilmiştir çünkü bunu haber alan yetkililer derhal bu istenmedik duruma son vererek göğsünü gere gere program yapan Gözde’yi gözden çıkarmışlardır.

***

Bu arada kovulmuşluklar üzerine aklımda kalan örnekleri sizlerle paylaşmak istedim.

Mesela, bu gün göğsünü açarak(!) program yapan Gözde hanımın tersine başını bağlayan Merve Kavakçı da, yıllar öncesinden TBMM’den kovulmuştu.

***

Ablası ünlülerimizden Helin Avşar hanımın kovulması da kovulanlar listesine dâhil edeceklerimizdendir. Zira Helin Hanım gittiği mekânda alkolün etkisiyle çevresine rahatsızlık verdiği için kovulmanın acısını çekenlerdendir.

***

Bir evlenme programında ise, Kürt damat istemiyorum diyen kadın stüdyodan yaka paça kovulanlardandır.

***

Futbolun önemli değerlerinden Şenol Güneş ve Fatih Terim çalıştırdıkları takımlarından şöhretlerine bakılmaksızın kovulmuşlardır.

***

Bu arada farklı bir kovulma gerekçesi daha; öğrencilerine kuran öğreten öğretmen görevinden kovulmuştur. Ancak tabi ki bu güncelliğini yitirmiş bir haberdir. Zira o kovulan hocamız kim bilir şimdilerde nerenin müdürlüğüne atanmıştır.

***

Hatırlarsanız bundan aylar önce Türkiye’nin akilleri vardı. Gittikleri pek çok ilde halka; sözde barış, sevgi ve dostluklar aşılardılar. İşte bunlar da Trabzon ve Kayseri illerinden kovulanlardandır.

***

Bir başka kovulma haberimiz daha var, beni çok inciten kovulmalardandır.

Bu haberimizde, Abdullah Öcalan’a terörist diyen spiker, çalıştığı kanaldan derhal kovulanlardandır.

***

Ve ünlü spikerlerimizden Ali Kırca ve Uğur Dündar da kovulanlar arasında mühim yer tutmaktadır.

***

Türkiye’mizin yaşayan öfkeli ve müzisyen ağabeyi Erol Büyükburç da katıldığı bir TV programından aslanlar gibi kovulmuştur.

***

Ya o dokuz köyden kovulan bir Bekir’imiz var ki sormayın.

Buna “Minik kuş’un” sahibi Emin Çölaşan’ı da ekleyebiliriz.

***

Teselli babından bir kovulma haberimiz de Amerika’dan.

Evet, Amerika’da da Obama’yı eleştiren CNN muhabiri de kovulanlardandır.

**

Size ilginç bir kovulma haberi daha. Bu haberimizde başörtülülere “nankör” diyen CHP’li, partisinden kovuldu.

***

Lakin İran’dan gelen kovulma haberi de çok ilginç doğrusu.

İran’da Belediye meclis Üyesi kadın “çok seksi” diye Belediye Meclisinden kovuldu.

***

Bunca kovulma olaylarından sonra Âdem ile Havva’nın Cennetten kovulmalarını da hatırlatmalıyım. Yani olur böyle olaylar Gözde Hanım.

H-YAVRUOĞLU

BAŞBAKANIN KIZLARI

Bu Yazı Toplam 990 defa okunmuş ve 4 adet yorum yapılmıştır.

Başbakan önceki gün Adana’daydı.

Artık görülüyor ki seçim çalışmaları başladı.

Muhalefetin kendisini her konuda engellediğinden bahsetti.

Ancak yine de Türkiye’yi uçurduğunu anlattı.

***

Başbakan yaptığı konuşmalarda sürekli olarak dünü eleştirmektedir.

Dünün siyasilerini.

Dünün bürokrasisini.

28 Şubat zihniyetini.

Dünün parlamentosunu, dahası düne ait ne varsa eleştirmektedir.

***

Başbakan artık devlet dairelerinde başı bağlı memureler döneminin başladığını anlatıyor…

Başörtülü kadınlara özgürlük geldiğine vurgu yapıyor…

Ve “neden başörtülü kadınlarımıza bu özgürlükler çok görülmektedir” diye soruyor.

Ve Ak Parti tabanı bu sözleri alkışlıyor…

***

Başbakan bununla da kalmıyor.

“Kızlarım bu ülkede tahsil yapamadı. Çünkü başları örtülü olduğu için Türkiye’de okuma şansı bulamadılar.

Onun için yurt dışında okutmak zorunda kaldım” diyor.

***

Evet,  bu gerçeklerin insanı üzmemesi mümkün değildir.

Hatta çok da ilginç başörtüsü hikâyeleri var ki yürek burkmaktadır.

Bir anne düşünün, başı örtülü olduğu için orduevinde kızının nikâhına alınmamıştır.

***

Ve nice sakallı babalar var ki şehit olmuş evlatlarının askeri alanlarda yapılan törenlerine iştirak ettirilmemişlerdir.

Ve daha niceleri…

***

Evet, Başbakan “yüzde 99′u Müslüman olan bir ülkede kızlarım başı kapalı olarak Türkiye’deki bir üniversitede tahsillerini yapamazken, Hıristiyan ülkelerde başları bağlı olarak tahsillerini yapmışlardır” demektedir.

***

“Ne var bunda” diyemezsiniz.

Bu çok çarpıcı ve sarsıcı bir örnektir.

Bu açık bir çelişkidir.

Bu gaddar bir laikliğe vurgudur.

 

Bu sözde din ve devlet işlerine karışmayan laiklik değil, tam tersi, Müslüman’ın her şeyine karışan ve adeta onu fişleyen Komiser Kolombovari bir laikliktir.

Müslüman’ı aşağılayan, sadist ve faşist bir laikliktir bu.

***

Bu yaklaşım maalesef yıllarca sanatımıza, sinemamıza, şiirimize, tiyatromuza yansımıştır.

Meraklıları isterlerse konuyla ilgili pek çok örnek bulabilirler…

***

İşte, din karşıtlığı üzerinden modern olma yöntemleri kadar, dindarlık üzerinden iktidar olma yaklaşımları da var ki bunun siyasi ve demokratik ahlakla en küçük bir ilgisi bulunmamaktadır.

***

Bu yaklaşımlar, kendinden olanlarla olmayanların ayrıştırılması ve ayrışmaların kemikleştirilmesidir.

Korkarım yarın bu kitleler birbirleriyle çarpıştırılmasın.

Olmaz olmaz demeyin, neler gördük biz…

mektup

VİZYONU GENİŞ BİR GAZETE!

Bu Yazı Toplam 238 defa okunmuş ve 1 adet yorum yapılmıştır.

Sayın Ahmet Sancak Trabzonspor-Lazio maçı için Almanya’dan arkadaşlarıyla birlikte Trabzon’a geldi. Maçı yorumladı. Trabzon sokaklarında tur attı.

Sevgili Okurlarımız, Gazeteci dostlarıyla Kalkanoğlu pilavına uğradı, ekibiyle birlikte gazetede yeni dönemi masaya yatırdı.

Her gazetenin patronu vardır. O patron gazete ile ilgilenir ve zaman zaman da  durum değerlendirmesi yapar. TAKA Gazetesi’nin imtiyaz sahibi de Ahmet Sancak’tır. Sancak ekibiyle gazeteyi sıfırdan kurmuş ve bugünlere getirmiştir. Ekibine güvenir, ekibi de sayın Ahmet Sancak’ı gazetecilik mesleğini özümsemesi, her zeminde destek vermesi sebebiyle özel bir yere koyar.

Türkiye önemli bir sürece giriyor. Tam 3 seçim arka arkaya gelecek. Paketler açıldı, yenileri yolda. Ahmet Sancak andımızın kaldırılmasını asla kabul etmiyor ancak TAKA Gazetesi’nin çok sesli olmasını destekliyor. Bunu zaten TAKA Gazetesi’nin sayfalarında görmek mümkün. Demokrasinin oturması ve batı tipi demokrasinin ülkemizde kökleşmesi için elinden geleni yapıyor.

Gazetenin yayın kurulu üyeleriyle bir araya gelen Sancak TAKA Gazetesi’nin bölgesel olmakla birlikte Marmara da yayınlandığına dikkat çekti ve Türkiye gündeminin yoğunluğuna dikkat çekerek bu gündemin sayfalarda takip edilmesinin önemine işaret etti.

Sergi Ankara’ya Gidiyor

Değerli Okurlarımız, TAKA Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Harun Yavruoğlu’nun Forum’da açtığı Karikatür sergisi Ankara’da yapılan ‘Her yönüyle Trabzon etkinliklerinde’ TAKA Gazetesi’nin standında sergilenecek. Bunun kararı alındı ve hazırlıklara başlandı.

TAKA Gazetesinde özel röportajlar gündem oluyor. Geçen hafta içinde Yusuf Turgut ile  Atilla Ataman’ın söyleşisi çok konuşuldu. Arkasından Hakan Şener ard, arda AK Parti Ortahisar ilçe Başkanı Temel Altunbaş, CHP Merkez İlçe Başkanı Ahmet Kaya ve MHP Merkez İlçe Mehmet Yılmaz ile tam sayfa söyleşiler yaptı, Ortahisar savaşlarını erken çıkardı! Harun Yavruoğlu ise bir dönem Yeşilçam’da önemli işler yapan Trabzonlu yönetmen Aytekin Çakmakçı ile birlikte Pazar sohbetini hazırladı.

Değerli Okurlarımız, Gazete sayfalarında daha net ve konuyu anlatan fotoğraflar görmek istiyorsunuz. Bunun için fotoğraf seçimi konusunda titiz çalışmalar yapıyoruz. İnternet sitemize ise Birol Sancak ve Burçin Çergel‘de büyük emek veriyor. takagazete.com internet sitesinde de her aradığını bulacaksınız.

MUTLU HAFTALAR TAKA

manşet

TOP ATIŞI

Bu Yazı Toplam 781 defa okunmuş ve 0 adet yorum yapılmıştır.

Temel İstanbul’a gelmiş, kendi halinde dolaşıyormuş. Bu arada 5 dakikada bir top atışları duyulmaktaymış. Merak edip sormuş yoldan geçen birine; Hemşerim bu top atışları neyin nesi?” diye.
Kraliçe Elizabeth geldi onun için, demiş adam.
Aradan yarım saat geçmiş ve top atışları halen daha sürmekteymiş.
Temel bu sefer bir başkasına dormuş
Yau buu top atişlari nedur? diye.
Aynı cevabı alınca da dayanamamış:
Ula, ya bak habu beceruksuzlere. Yarim saattur bi kariyi vuramadiler, be!

6 FIKRA TOP ATIŞI

 

 

 

Kaç Dua?

- Temel’e sormuşlar; kaç dua biliyorsun? diye.
- 4 tane, demiş.
- Hangileri?
- 3 kulhuvallah 1 elham…

31 TOP ATIŞI

Arabam Dışarudadur

Temel kitapçıya girmiş ve tezgahtara :

- Bana bi roman lazum, demiş.

Kırtasiye tezgahtarı sormuş :

- Efendim ağır bişi mi olsun yoksa hafif mi?

Temel :

- Farketmez, nasul olsa arabam dışarudadur.

İslamın Şartı

Askerde komutan Temel’i çağırır sorar:

- Söyle bakalım Temel İslam’ın şartı kaçtır?

- Kırktur komitanum.

Komutan sinirlenir iyice bi döver Temel’i. Temel’i ağzı burnu kan içinde gören Dursun sorar:

- La noldi sağa boyle?

- Komitan İslam’un şartunu sordu kırk dedum dövdi da…

- Ula beş deseydun ya.

- Ula manyak misun nesun adam daha kırkı kabul etmeyi.

4 TOP ATIŞI

3 Tel Saç

Temel’in üç tel saçı varmış. Bir düğün e davetliymiş ve berbere gitmiş.

Koltuğa oturmuş ve berbere:

-Uşağum saçlarımı sağa yatur, demiş.

Berber de saçları sağa yatırırken biri kopuvermiş. Buna çok sinirlenen Temel:

-Ula tamam vazgeçtum ondan sola yatır sen, demiş.

Bu sırada bir saçı daha kopunca iyi de delilenmiş temel:

-La senin da ustanun da Allah belasini versun. Bırak ula bırak saçumi, dağunuk kalsın, demiş.

Gözükara Ajan

FBI eleman alacaktır. Gazeteye ilan verilir, bir gun sonra uç kisi başvuruda bulunur. ilk adam odaya alınarak “karını seviyor musun?” diye sorulur. Adam “evet efendim” der. “Peki, ülkeni seviyor musun?” deyince adam yine “evet” diye cevap verir.

FBI görevlisi “peki o zaman, sana bir sürprizimiz var, karını buraya getirdik yan odada su anda kendisi. Al su silahı karını oldur bakalım” deyince adam silahı alarak diğer odaya girer. Birkac saniye sonra geri döner, kravatı gevşemis ve terlemiştir.

Yapamayacağını söyleyerek oradan ayrılır.

Sıra ikinci adama gelir ona da aynı şeyleri söylerler o da yapamayacağını söyler ve oradan çıkar gider.

Son olarak sıra Temel’e gelir. Ona da aynı şeyler söylenir ve Temel içeri girer. Bir-iki saniye sonra bam bam bam bam bam diye silah sesleri ve hem arkasından büyük bir şangırtı ile cam kırılması sesi duyulur.

Temel geri döner biraz terlemiştir. FBI görevlisi sorar:

- Noldu?

- Bana verdiğiniz tabanca kuru sıkı cıktı. O yüzden Fadime’yi pencereden aşağı atmak zorunda kaldım!

5 TOP ATIŞI

Akıllı Köpek

Temel’in bir köpeği varmış bu köpeği öyle bir eğitmiş ki her işini yapıyormuş Temel’in.

Temel Dursun’la sohbet ederken Temel köpeğine 2 milyon verir derki git bana sigara al der. Köpeği kısa süre sonra elinde 1 tane sigarayla gelir. Bu olay Dursun’un ilgisini çeker.

Bir gün Dursun kahve de otururken Temel’in köpeğini görmüş ona 2 sigara alsın diye 4 milyon verip bakkala yollamış. Beklemiş beklemiş köpekten haber yok sonunda Temel’i bulup demiş ki.

- Ula Temel senin o köpeğin hırsızdır 4 milyon verdim 2 sigara alsın diye köpek bana hiç bişey getirmedi.

Temel’de kahkaha atarak:

- Haçan Dursun ne ettin oyle, ona 4 milyon verince sinemaya gidiy da.

Yanlış Taraf

Vahşi Batıda bir gün bardan içeri devasa gibi çift tabancalı bir kovboy girer. Herkesin şaşkın bakışları arasında son derece hızlı bir hareketle iki tabancayı da çekip havaya birer el ateş eder ve bağırır:

- Sağ tarafımdakiler şerefsiz sol tarafımdakiler yavşak. Var mı lan itirazı olan? Varsa kalksın ayağa!

Temel, hemen ayağa kalkar, kovboy derhal tabancaları Temel’e doğrultur:

- Hey, senin itirazın var galiba!

Temel tabancaları görünce:

- Yok be abicum, ha pen yanliş tarafa oturmisum da…

 40 Haramiler

Temel birgün kahvede ağlıyormuş.

Dursun:

-Uyyy Temel ne oldi saa.

- Sorma ula Dursun benim karı hamile.

- Ne güzel işte daa!

- Anlamaysun beni; karım ilk hamileyken 2 insanı okudu, ikiz doğurdu, ikinci hamileliğinde 3 silahşörleri okudu üçüz doğurdu…

-Dursun peki şimdi ne okuyor senin kari?

-40 haramiler.

21 TOP ATIŞI

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

3 ayaklı tavuk

Temel yıllar sonra Almanya’dan dönmüş. Havaalanında amcaoğlu Dursun karşılamış. Arabaya binip köylerinin yolunu tutmuşlar.Köy yoluna saptıklarında camdan dışarısını seyretmekle meşgul olan Temel gözlerine inanamamış. 100 km ile giden arabanın yanından bir tavuk bunları ok gibi sollamış. Temel şaşırmış ama bir şey diyememiş. Az daha gitmişler. Bu sefer arabanın öbür yanından aynı şekilde tavuğun biri bunları neredeyse 120 km hızla sollamış. Bu durum 3,4 kez yinelenince Temel dayanamamış ve sormuş:

- Ula amcaoğli, ha bu tavuklarda neyun nesudur daa.

- Ha bunları biz yetiştirduk. Bunlar üç ayakli tavuklardur. Bunlar boyle jet gibidur.

- Deme la. Ha biz bunları Almanya’ya satalum. İyi para kazanırız da. Peki bunların lezzeti nasildur. Etleri lezzetlimidur?

Amca oğlu başını kaşımış ve cevap vermiş.

- Ben nerden bileyim da hiç yakaliyamaduk ki..

zihni TOP ATIŞI

 

 

Neden konuşmıyayım

Temele sormuşlar:

- Sevişirken karınla konuşur musun?

Cevap vermiş:

- Ararsa neden konuşmayım.

Cephanelikten

Temel savaşta paraşütle uçaktan atlamış, yere doğru süzülüyor.

Bir de ne görsün, Temel aşağı doğru giderken, Dursun da aşağıdan ona doğru geliyor.

Ula Temel nereden celiysun?

Uçaktan uşağum, paraşütle atladım.

Sen nereden celiysun?

Pen da aşağıdaki cephanelikten da

Temel’in Sevgilileri

Temel in 3 tane sevgilisi vardır.

Biri öğretmen, biri doktor, biri de santralcidir.

Fakat öğretmenle evlenmeye karar verir.

Bunu bilen arkadaşı sorar:

- Niye öğretmen de diğerleri değil?

Temel de ona döner:

- Ula der, bilmez misin doktorlar “Bugün git yarin gel” der, santralci de “Şu an meşgul daha sonra tekrar deneyin” der.

Ama öğretmen ne der?

Hadi bir daha tekrarlıyalım

sevket yalaz TOP ATIŞI

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

♥ Amerika’da her saat 40 kişi kanserden hayatini kaybediyor.

♥ Bir cam kırıldığında, ufalanan parçalar saatte üç bin millik bir hızla etrafa saçılır.

♥ Bir timsahın gözlerinin arasındaki mesafe, ayaklarının büyüklüğüne eşittir.

♥ Birinin yüzünü hatırlamak için beynin sağ tarafı kullanılır.

♥ Bugüne kadar bilinen en ağır böbrek taşı 1.36 kg

♥ Dünyada insan başına düşen karınca sayısı bir milyondur.

♥ Elektrikli sandalye bir dişçi tarafından icat edilmiştir.

♥ En fazla asfaltlı yola sahip ülke Fransa’dır.

h-yavruoğlu

ANDIMIZ OLSUN!

Bu Yazı Toplam 687 defa okunmuş ve 6 adet yorum yapılmıştır.

Demokratikleşme paketinde rahatsız edici olarak kabul edilerek kırmızı kart gören “Andımız” üzerine bir kaç görüşte ben bahsetmek istiyorum.

Hatırlarsanız, önceki yazımda andımızın kaldırılmasının öyle kolay kolay kabullenilemeyeceğinden bahsettim.

 

Biliyoruz ki andımızın kaldırılması karşı tribünlerin isteği üzerine gerçekleştirilmiştir.

Milli birliğimizin, birlikteliğimizin güçlü bir tutkalıydı oysa.

Andımız, millet bilincini çocuk yaşlarda  şuur altına nakşetme projesiydi…

 

Çünkü andımız vatan sevgisiydi…

Ülke sevgisiydi…

Büyüklere saygıydı…

Küçükleri sevmek ve kollamak öğretisiydi…

Türklükle gurur duymak.

Ve Atatürk’e minneti…

Şimdi bunların hiç biri yok artık.

 

İşte demokratikleşme adına Kürt milliyetçileri bunu başarmışlardır.

Kürt milliyetçiliği Türk Milliyetçiliğinin sesini soluğunu kesmiştir.

Ne yazık ki, iş bununla da kalmamıştır.

 

Bir üniversite hocamız gazetesinde yazmış, andımızın hiç bir işe yaramadığından bahisle arkadaşlarına sormuşmuş; “andımızı hatasız bilen var mı?” diye,  ancak yüz kişiden 20 kişi çıkabilmiş bilen.

Lakin onlarında çok büyük bir kısmı andımızı gerektiği ölçüde okuyamamış.

Sesleri yırtık pırtık çıkmışmış.

 

Onun için “kaldırılması çok iyi olmuş” demeye getirmektedir.

Hoca işte!

Ve de üstelik hocaların hocası(!).

 

Kim bilir bu hocamız bir gün de, “istiklal maşını hatasız okuyan yüz kişide kaç kişi vardır?” Diyerekten bir tespit yaptırır ise, sanırım durum daha vahim olacağından bu seferde istiklal marşının kaldırılmasını önereceği kesin gibidir.

 

Andımızın gereksizliği konusunda bir de “varlığım Türk varlığına armağan olsun” denmesine de vurgu yaparak, “çocukların varlıkları armağan edildikten sonra geriye nesi kalıyor ise onunla öğretmenlerinin ardına takılarak derslere girmektedirler.”

Lafa bak hizaya gel!

 

Bu hocamız her fırsatta iktidarı överken, “Türk Milleti olarak her alanda zıpladık.

Dünya ekonomisinde ilklerdeyiz.

Avrupa Birliğine girmeyi çoktan hak ettik…

Dünyada zirve yapmış gelişmiş ve hatta çok ileri gitmiş 17 Ülke arasındayız” derken, şimdide tutturmuş “andımız kalksın, ne işe yaradı?” Demektedir.

Hocam yerden yere vurduğunuz bu eğitim prensipleriyle yakalanmıştır o övgünüze mazhar  olmuş onca gelişmeler…

 

Hem ayrıca sormak isterim, bu ülkede yıllarca okullarımızda çocuklarımıza amazon nehrinin su debisi, kurbağanın sindirim sistemi öğretilmedi mi?

Bu saçmalıklara karşın hangi eleştirirleri yaptınız?

Ama işte bu ülkede “Türküm” demek, kurbağa kadar itibar taşımıyor ise, vah bize vahlar bize…

Dökün bizi denize!

H-YAVRUOĞLU

PAKETTEKİLER

Bu Yazı Toplam 412 defa okunmuş ve 6 adet yorum yapılmıştır.

Hediye paketi gibi bir şey bu.

Ama daha çok bayram hediyesi.

Bu hediye paketlerinin bazıları baya büyük.

Alıcıları beğenir umarım.

 

Öyle ya.

Özellikle Kürtler açısından anasının diline kadar giden bir özgürlük var pakette.

Yazı dili için de ilave 3 harf transfer edilmiş ve artık Türk Alfabesi 29 değil 32 harf olmuştur.

Yazılı edebiyatımız ve ülkemiz için hayırlı olsun.

 

Ayrıca bundan böyle oy verme hakkına sahip kimseler diledikleri partilere üye olabilecekler.

İşte bu maddeyi de sevdim.

Değil mi ki, bir ülke olarak hem demokrasiyi oturtmaya çalışacaksın hem de demokrasinin merkezleri olan siyasi partilere üye olmaya izin vermeyeceksin.

Yani samimiyetsiz.

Yani “mış” gibi demokrasiydi bizimkisi.

Bu konunun aleniyet kazanması yerinde olmuştur.

 

Ayrıca kamuda dini inancından ötürü örtünme mevzuu kimileri tarafından kabul edilemez gibi olsa da, inançlar ve inançların özgürce yaşanması yönünden yıllarca süren bir tartışma ve önemli bir sorunu ortadan kaldıracaktır.

 

Mesela yaşam tarzına müdahaleye müdahale edilmiş ve 3 yıla kadar cezai müeyyide uygulanması cihetine gidilmektedir.

İşte bu müeyyide mahalle baskısını önleyecek bir hukuki yaptırımdır ve çok yerinde bir uygulamadır. Böylece inanan ve inanmayan insanların bulundukları ortamlarda uğrayacakları baskılar son bulacaktır.

 

Okullardan Andımız’ın kaldırılmış olmasına gelince; bu öyle kolay kolay insanın içine sinecek bir mevzu değildir.

Bu konu psikolojik olarak “Türküm” diyen insanın sesini kısmak olmuştur.

Her ne kadar “asimile etmeye yönelik değildir” denilse de Türk kökenli olmayan kimseler bu “andımızdan”  incinmiş, hatta tahrik edilerek kışkırtılmıştır.

O nedenle uzlaşmak adına ödün verilerek, okullar’da andımıza veda etmiştir.

 

Evet söz konusu pakette en ilginç olan bence Alevilerle ilgili maddedir.

Şuraya bakın ki, Aleviler bu ülkenin öz be öz Türk kökenli vatandaşları olmasına karşın, nasıl da dalga geçer gibi savuşturulmuş ve hiç yerine konulmuşlardır.

 

İşte neymiş pakette Nevşehir üniversitesi, Hacı Bektaşi Veli Üniversitesi olmuş…

E, daha ne olsun değil mi?

3. Boğaz köprüsünün adı: Yavuz Sultan Selim… Buna mukabil yapılan değişiklikle Nevşehir Üniversitesi’nin adı Hacı Bektaşi Veli yapılmıştır.

 

İşte hepsi bu.

Ama gerçekten bu çok yetersiz.

Bu insanların ülke ve vatan sevgilerine…

Sadakatlerine….

Bu topluma sundukları kültürel katkılara ve onca taleplerine karşılık bu duyarsızlık büyük hatadır kanımca.

Ama yine de bu “paketler demokrasisi”nin ülkemize ve halkımıza hayırlar getirmesini dilerim.

h-yavruoğlu

ARAPSAÇI

Bu Yazı Toplam 363 defa okunmuş ve 1 adet yorum yapılmıştır.

Bildiğiniz gibi Ortadoğu’da işler oldukça karışık.

Özellikle de belanın merkezi ülke Suriye.

Ve Arap Baharının en önemli halkalarından birisi.

Ve Türkiye’nin güneyden önemli bir komşusu.

Ve çok uzun yıllar can düşmanı olarak didişip durduğumuz Suriye.

***

Bu komşumuzla sürekli olarak.

Sınır sorunlarımız oldu.

Su sorunlarımız oldu.

Terör sorunlarımız oldu…

***

Ancak hiç birisi Türkiye’yi Suriye ile bu kadar savaşın eşiğine getirmedi.

Ne yazık ki bu gün Suriye ile kesinlikle savaş pozisyonundayız.

Ve bu nedenle onlarca insanımızı öldürdüler, ve uçağımızı düşürdüler.

***

Verdikleri zarar ve tahribat yönünden hala bize karşı üstün vaziyettedirler.

Gerçi Türkiye olarak angajman kurallarını haklı olarak değiştirdik ve ısrarla sınırımızı ihlal eden bir Suriye uşağını vurduk ve biraz olsun teselli olduk gibi.

***

Evet Basına yansıyan haberlere göre.

Türkiye tarafından vurulan uçaktan atlayan pilotlar muhaliflerin eline düşüyorlar ve muhalifler bu pilotların kafalarını hunharca kesiyorlar.

Ölen de öldürülende “Allahu ekber” diyor.

Ölen de öldüren de Arap.

Suriye fena halde kaynıyor işte.

***

Bu arada Suriye’de İslamcılar şeriat devleti kurma konusunda bir araya gelip anlaşıyorlar.

“Vay demek öyle” diyen batı, o zaman ehveni şer babından Beşer Esat’a “kal bari” der vaziyeti almışlardır.

***

Bu süre zarfında Beşerden istenen ise, adam öldürmek serbest.

O konuda herhangi bir sorun yok.

Nasılsa ölecek olan Arap ve Müslüman; gerisi dert değil artık.

Dert olan sadece Beşer’in kimyasal silah kullanmasıdır.

***

Hatta o da dert değildir aslında.

Dert, diğer dünya devletlerini de cüretlendirir  ise, sorunun nerelere varacağıdır.

Suriye’ye karşı agresif gibi görülen tepkinin özü budur aslında.

***

Evet Ne yazık ki, Türkiye Suriye ile köprüleri atmakta çok acele etti.

Aramızdaki bahar havası, Arap Baharının havasına kurban gitti.

Bu ülkeyle ticari gelirlerimiz sona erdi.

Ve iki ülke arasında akraba ilişkileri de sona erdi.

Ve sınır kapıları kapandı.

Ve dostluk ve “kardeşim” dönemi de hızla bitti.

***

Durumun bu hale gelmesinde, batı devletleri Türkiye’yi ters köşeye yatırdı.

Müdahaleye inandırılmış Türkiye olarak derhal batı ittifakında yer alarak topa girdik.

Faka ne yazık ki, bu acelecilik ve heveslilik şimdi açıkça görülmektedir ki, başımıza bela oldu.

***

Bir hikaye vardır.

Oğul babasına: Tuttum bir deli.

Babası: Al gel.

Oğul : Gelmiyor.

Babası: Bırak gel o zaman.

Oğul : Bırakmıyor beni, der

Şimdi ne yazık ki, Türkiye’nin durumu budur.

harun-yavruoğlu

SEÇİM RAPORU

Bu Yazı Toplam 545 defa okunmuş ve 2 adet yorum yapılmıştır.

Ve seçim sath-ı maili

mahalline girildi giriliyor.

Artık işler boyut değiştiriyor.

Bekleyen yatırımlar ve bürokratlar hızlandı…

Ve çoktan başlamış beraber yürüyüşler.

Yürümeyenler dışlandı artık.

***

İş makineleri hazırlanıyor.

Operatörlerin izinleri kaldırılıyor.

Ve şehirler semt semt kazıldı, kazılıyor.

***

Telefon rehberlerine göz atılıyor.

Hatırlı kişiler hatırlanıyor.

Soruluyor, soruşturuluyor ve aranan bulunuyor…

***

Saçlar taranıyor.

Yeni kıyafetler alınıyor.

Halkın arasına dalınıyor.

Elense vari yarım salto vaziyetli kucaklaşmalar yaşandı ve yaşanıyor…

***

Yaşlılar, gençler,  analar, bacılar ve hacılar ziyaretleniyor.

Dertler dinleniyor.

Zaman, sarma ve sarılma ve dahası seçilme zamanı artık.

***

Artık milliyetçilik MHP’den.

Halkçılık CHP’den.

Şiirler şairlerden alınacaktır.

***

Milli muhtevalı naralar atılacak.

Bayrak.

Vatan.

Millet sözleri ayyuka çıktı ve daha da  çıkacaktır.

***

Evet seçime gidiyoruz.

Seçim geliyor.

Zamsız ve gamsızız geliyor.

Mutlu ve umutlu geliyor…

***

Seçime gidiyoruz.

Akan sular duruyor.

Akmayan sular seller gibi akıyor artık.

***

Bürokraside kadrolar açıldı, açılıyor…

İstihdamlar yerlere saçılıyor.

Maaşlar kıpır, kıpır.

***

Seçime gidiyoruz.

Ton ton kömür veriliyor.

Sobalar alınıyor.

Elektrik faturaları ödeniyor.

Ve oylar yükseliyor…

***

Gelenler ne getirir, gidenler ne götürür hesapları görülüyor.

Seçime gidiyoruz.

Eller kulakta, kulaklar Ankara’da…

Seçime gidiyoruz, meşveretler yapılmakta…

***

Seçime gidiyoruz.

Kurbanlar.

Kavurmalar…

Ve taşa vurmalar baltayı .

Kayseri’ye deniz,

Kırat’a beyaz at deriz.

Ve böylece yine düşe kalka seçime gideriz…

***

Seçime gidiyoruz.

AKP yükselişte.

CHP, yoksul derviş; inişte.

MHP tükenişte.

Seçime gidiyoruz. Seçim bizde bu, işte…

harun-yavruoğlu

TREN

Bu Yazı Toplam 770 defa okunmuş ve 2 adet yorum yapılmıştır.

Tren gelir hoş gelir,

Ley ley limi limi ley.

Türkü sözlerine bakmayınız, ortada öyle trenli bir müjde yok ufuklarda…

Olsa olsa;

Kara tren gelmez mola

Düdüğünü çalmaz mola.

Sözleri bölgemiz için çok daha uygun düşmektedir.

***

Nedir şimdi bu tren mevzuları diyeceksiniz?

Mevzusu şu;

Önceki gün Gazetemiz yayın kurulu olarak Trabzon valisi sayın Abdil Celil Öz’ü ziyaret ettik.

Trabzon’u sorunlarını ve illaki de Trabzonspor’u konuştuk.

Taka gazetesi ve Trabzon eşrafı olarak beklentilerimizi paylaştık.

Çok şeye gayet güzel cevaplar verdi Vali bey.

Ancak Tren yolu için verdiği cevaplardan, ben tünelin ucundaki ışığı görebilmiş değilim.

***

Zira Vali Bey “ekonomik gelişmişlik trenin bölgeye gelmesini hızlandıracaktır” demiştir.

Oysa Makamlarında da ifade ettiğim gibi “Trabzon’umuzun şairlerinde trenle ilgili bir dizeye rastlanmazken, ressamlarımızın tuvallerinde de tren görmek mümkün değildir.

***

Ne olur artık bu tren cahilliğinden bu şehr-i Trabzon’u derhal kurtaracak siyasilere, bürokratlara, sanayicilere ve halka destek verilmelidir.

Ne yazık ki, hala Trabzonlu kompartıman nedir bilmez.

Makinist nedir bilmez.

İstasyon nedir bilmez.

Trenin taşımacılığa, şehrin ekonomisine menfaatleri nelerdir bilmez…

Bilmez işte.

***

Ve trenin karasını görmedi bu bölge insanları.

Hızlısını da göreceği yok…

Lakin mavisini görsün artık.

***

Evet, Valimiz, “ekonomik gelişmeler trenin bölgeye gelmesinde etkili olacaktır” demektedir. Demektedir de, Sivas’a Erzincan’a Van’a Tatvan’a ve diğer illere treni getiren bu illerin ekonomik kudreti değil, devletin gücüydü.

Devletin adil eliydi…

O el artık bize de, bu şehrimize, bölgemize yani  hissemize düşeni daha geciktirmeden vermelidir.

***

Öyle bir yerdeyiz ki, güneyimiz dağlar, kuzeyimiz deniz.

Zaten denizin dalgası, dağların hışmına uğramış bir bölgedeyiz.

Lakin şikayetçi de değiliz halimizden…

Evet balığın en küçüğü olan hamsi düşmüş ise payımıza kader diye, ona da eyvallahımız. Var ve soframıza baş tacı yapmışız o adına hamsi dediğimiz nimeti.

***

Lakin biz demirden korkmadığımız halde, neden hala trene binmeyelim anlamıyorum…

Kaderimiz, “keder” ise, bin dermana değişmeyiz… Ama haksızlıklara daha fazla katlanmamız beklenmesin bizden.

 

Ayıca nedir o tuhaf güzergahlar öyle?

Trabzonlu, Rizeli Artvinli, Gümüşhaneli Giresunlunun yarıdan fazlası İstanbul’da, Bursa’da, Kocaeli’nde Sakarya’da hatta Almanya’da, Avrupa’da yaşarken, neden hayali de olsa bu Tren yolu projesi Erzincan’a Van’a yönlendirilmektedir anlamıyorum…

Yoksa bu işte de bir şike/mike mi var acaba?

karikatür TREN

h-yavruoğlu

MAİ VE HOSHİE

Bu Yazı Toplam 261 defa okunmuş ve 1 adet yorum yapılmıştır.

Mai ve Hoshie, tatil için Türkiye’yi tercihlerinden önce iyice bir araştırma yaptılar.

***

Türklerin Japon dostu olduklarını öğrendiler.

Türkiye’de misafirin baş tacı edildiğini,

Misafire, “Tanrı Misafiri” denildiğini, misafirin kısmetiyle geldiğine inanıldığını öğrendiler öncelikle.

***

Ve sonra yine karıştırdılar ansiklopedileri.

Google’dan sordular…

Türkiye’nin yerini, tarihini irdelediler.

Geçmişine, dününe bu gününe baktılar…

***

Öyle ya, dünyanın bir ucunda bulunan bir ülkeye gidecekti bu iki genç kadın.

İncelemelerden edindikleri bilgilerde; savaşta bile kimsenin hakkını yemeyen, harama uçkur çözmeyen, insanı aziz bilen bir millet çıktı karşılarına.

Adaletli, hakkaniyetli, Mustafa Kemal’in ülkesi çıktı karşılarına.

Sevdiler, mutlu oldular, heyecanlandılar, hayran kaldılar…

***

Türklerin dünyaya nizam, intizam vermişliğini de öğrendiler.

“Türkler, mert.

Türkler yardımsever.

Türkler, cömerttir.

Türkler komşusu aç iken kendisi tok uyumayan millettir.

Türkler başka milletleri bünyesinde barındırmış, başka medeniyetleri asimile etmeden yaşatmış bir millettir” bilgilerine ulaştılar.

***

Evet bu iki genç Japon kızı Türkiye hakkında bilgiler toplamaya devam ettiler…

Camileri, havraları, kiliseleri ve cemaatleri dövüştürmeden bir arada yaşatılmışlığı öğrendiler…

***

Türklerin örf, adet ve geleneğini…

Türklerin; evlenmesini, eğlenmesini, nişanını, nikahını dahi öğrendiler…

 

Tarihi mekanlarını, İstanbul’unu, Sultanahmet’ini Ayasofya’sını, Trabzon’unu, Sümela’sını, Bursa’sını, Yeşil Türbesini ve Nevşehir’ini, peribacalarını okudurlar…

Sonra bu iki arkadaş; dünyanın ve özellikle Japonların hayran kaldığı; üstü açık müzeye, yani Nevşehir’e geldiler.

***

Buraya kadar her şey yolundaydı…

Hemen hemen, daha önceleri neler biliyorlarsa daha fazlalarını görmüşlerdi Türkiye’de.

Yüzü gülen insanlar…

Lezzetli yemekler.

Seher vaktini,gün batımını…

Deve yolculuğunu, nazar boncuğunu…

Adeta şiir gibiydi her şey…

***

Ya sonra?

Tüm insanlığı öldürmüş bir hain, bir katil çıktı aramızdan.

Hain ve kanlı sapık.

***

Bu iğrenç ruhlu beden, iki kız arkadaşı ölüm ve tecavüzle ayırdı.

Dünyalarını yıktı.

Her şeyi mahvetti Göreme’nin  Zemi Vadisinde.

Mai’yi öldürdü, Hoshie’yi ağır yaralandı ve o haliyle bir de tecavüz etti…

***

Bu keberesi mahluk, kendi iğrençliğini kusmakla kalmamış, Türkiye’nin itibarına, onuruna, saygınlığına hatta Türk Japon dostluğuna onulmaz zararlar verdi…

Artık nerede bir Japon görsem, özür dilemek geliyor içimden…

manşet

UÇAK

Bu Yazı Toplam 397 defa okunmuş ve 0 adet yorum yapılmıştır.

 

Bir gün temel kaptan pilot olmaya heveslenmiş uçağı uçururken sağ motoru hasar almış ve düşmeye başlamış hemen telsize sarılıp meydey meydey düşeyrum düşeyrum demiş.

Kuleden hemen cevap gelmiş

yerinizi bildirin diye temel’de

pilot kabini sol koltuk pilot kabini sol koltuk

6 FIKRA1 UÇAK

 

 

 

 

Böcek İlacı

Temel böcek ilacı satan bir yer işletir. Bir gün Dursun aldığı böcek ilacını geri getirir. Temel’e de hayli sert çıkar:

Ula bu ne boyle son kullanma tarihi geçmiş da!

Temel:

Ver uşağum değişirelum, böcekler zehirlenmesun.

Kuyumcu

İstanbul’a gelen bir köylü, kuyumcu dükkânının önünde durmuş, vitrinini inceliyormuş. Kuyumcu biraz da köylünün kıyafetinden dolayı aşağılayarak:

Ne bakıyorsun öyle hemşerim? Demiş.

Hiç. Sizin dükkânda ne sattığınızı merak ettim. Adam alay edercesine cevap verir:

Biz eşek kafası satıyoruz.

Adam:

Allah versin. İşleriniz iyi gidiyora benziyor.

Kuyumcu:

Nereden bildin iyi gittiğini?

Adam cevaplar

Baksana, koskoca dükkânda seninkinden başka kalmamış da ondan!

TEMEL1 UÇAK

 

 

 

 

Bira

Temel bir gün bara gidip barmenden üç bira ister ve hepsini ardı arında içer. Bir kaç gün arayala aynı şey olunca barmen merak eder ve sorar;

“Niye hep üç tane bira içiyorsunuz?

Temel cevap verir;

“Ben, Dursun ve Hamdi üçüzüz. Hepimiz dünyanin farklı yerlerindeyiz. Hepimizde bara girdigimizde birbirimizin yerine bira içeriz, öteki iki birayi o yüzden içiyorum.”

Bir müddet aynı bara uğramayan Temel günler sonra çıkagelir ve iki bira ister, barmen servis yapar ama Temel biralari içtikten sonra dayanamayıp sorar:

“Allah rahmet eylesin efendim, kardesinizin biri öldü heralde?”

Temel cevap verir;

“Hayır, ben içkiyi bıraktım.”

23 UÇAK

40 Haramiler

Temel birgün kahvede ağlıyormuş.

Dursun ; -Uyyy Temel ne oldi saaa..

Sorma ula Dursun …benim karı hamile.

Dursun Ne güzel işte daa!

Anlamaysun beni ; karım ilk hamileyken 2 insanı okudu, ve ikiz doğurdu,

ikinci hamileliğinde 3 silahşörleri okudu üçüz doğurdu…

Dursun haçen Peki şimdi ne okuyor senin kari?

40 haramiler.

Düşman Ve Temel

Manevra varmış.

Temel elde tüfek yerde yatıyormuş.

Komutan gelip sormuş : ” Düşman önden gelirse ne yaparsın? ”

Temel cevaplamış. ” Şu yandan, bu yandan ”

” Arkadan gelirse? ” diye tekrar sormuş komutan.

Temel bunları da cevaplamış.

Komutan en sonunda : ” Ya düşman tepeden gelirse? ” deyince.

Temel dayanamamış ve : “Habu memleketin tek askeru ben miyum koomitanum daa! ”

52 UÇAK

Temelin Genetik Buluşu

Hepsi de birbirinden iddiali 3 genetik uzmanı, yeni buluşlarını karşılaştırıyorlar. Hayvanlar konusunda uzman olan birincisi anlatıyor. “İnek ve tavuk genlerinden harikulade yeni bir hayvan meydana getirdim. Hem süt veriyor, hem yumurtluyor. Eti kırmızı et tadında ama beyaz et kadar faydalı. Bence bu yüzyılın buluşu. İnsanlara istedikleri kadar sağlıklı et, süt, yumurta yedireceğim.”

Böcek genetiği uzmanı çalışmasını açıklıyor. “Arı ile bok böceği genlerini birleştirdim. Yeni türümüz, pisliklerden bal yapıyor. Hem bol miktarda, hem de inanılmaz kaliteli bal imkanına kavuşmuş bulunuyoruz. İnsanlık için çok faydalı bir gelişme sağladım.”

Genel genetikçi Dr. Temel iki meslekdaşına bakıyor. “Valla ben de karpuzla, karafatma genlerini birleştirdim. Karpuzu kesiyorsun, bütün çekirdekler yürüye yürüye gidiyor.”

43 UÇAK

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ölüler çiçek koklamaz

Amerikalı iş adamı, bir Çinliye alay ederek sormuş:
Ölüleriniz, mezarlarına koyduğunuz pirinçleri ne zaman yiyecek?
Çinli başını kaldırmadan cevap vermiş:
Sizin ölüleriniz, koyduğunuz çiçekleri kokladığı zaman.

Yika da getir

Süleyman Nazif ve Abdülhak Şinasi birlikte yemek yerken, Şinasi garsonu çağırır ve su ister. Şinasinin kirden ve mikroptan eldivenle el sıkacak derecede korktuğunu bilen Süleyman Nazif garsona seslenmeden edemez:
Oğlum, beyefendinin suyunu yıka da öyle getir.

32 UÇAK

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Susturucu tedavi

Zamane gençlerinden biri,bir toplantıda Akifi küçük düşürmeye çalışıp:
Siz baytardınız, değil mi? Demiş.
Akif, istifini bozmadan şu cevabı vermiş:
Evet,bir yeriniz mi ağrıyordu?

 

 

zihni3 UÇAK

 

 

Yeni Duydum

Temel yolda yahudinin birine tokat atmış.
Manyak mısın kardeşim sen ne vuruyosun?
Siz İsa peygamberu çarmıha germişsinuz.
İki bin yıl önce olmuş bir şey bu.
Valla ben yeni duydum

1112 UÇAK

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ufaklık

Temel eczaneye girmiş

Bir paket prezervatif verun bana demiş.

İçerideki kadın müşteriler rahatsız olup çıkmışlar. Adamın, diğer müşterilerin arasında hiç çekinmeden böyle bir istekte bulunmasına sinirlenen eczaneci :

Sen utanmaz mısın kardeşim ? Çık dışarı, bunu kibarca istemesini öğren, sonra gel demiş.

Adam çıkmış ve birkaç saat sonra, gene içeride müşteriler varken gelmiş. Eczaneciyle şöyle bir bakıştıktan sonra şeyini çıkartıp

Abi, ufaklığa uygun bir elbisen var mı

113 UÇAK

 

 

 

 

 

 

 

 

Bozuk Daktilo

Temel aldığı bir daktiloyu bozuk diye geri götürdü.
Neresi bozuk,dün aldığında sağlamdı.
Temel:
iki tane ”A” yok saat yazamıyorum

h-yavruoğlu

BATI MODERNDİR

Bu Yazı Toplam 442 defa okunmuş ve 3 adet yorum yapılmıştır.

Ne Hıristiyan,

Ne Musevi,

Ne Şintoist,

Ne Budist,

Ne Mecusi…

Hiçbiri Müslümanlar kadar ezilmedi, aşağılanmadı bu dünyada…

***

Öyle meçhul değil bunu yapanlar.

Genelde hayranlık duyduğumuz Hıristiyan menşeinden olan Batı’dır.

***

Bunlar en çok Müslümanları sömürmüş.

Bunlar en çok Müslümanları ağlatmış.

Müslümanları kullanmış.

Müslümanları ezmiş.

Müslümanları bölmüş, parçalamış, sürmüş ve süründürmüştür.

***

En çok Müslümanları savaştırmış.

Gelişmesini engellemiş, yavaşlatmıştır.

***

En çok Müslüman çocukları yetim,

En çok Müslüman kadınları dul kalmış.

En çok Müslümanlar horlanmıştır.

***

Dünyanın asilleri, bu bizim uygar(!) Batılılar moderndir.

Moderndir, çünkü;

Şapkası var.

Kravatı, yaka mendili var.

Hatta fularları var…

***

Evet, kibardırlar.

Sofrasında; kaşığı, çatlı, bıçağı var…

Moderndirler, melodileri seksidir…

***

Bilgedir bunlar.

İlmi siyaseti, kini, öfkesi, hasedi, kamerası, kaseti var…

Silahı, topu – tüfeği, savaş uçağı var…

 

Feraset sahibidir bunlar.

İnsan güdülemeyi öğreten,

Kimyasal silahları üreten mektepleri, nükleer füzeleri var…

***

Moderndirler; teknolojide, casusları, casus uçakları var.

Moderndirler; Noel’leri, Nobel’leri var…

***

Moderndir Batılı. Emrine amade Birleşmiş Milletler’i,

Dolar ve Euro’ları var.

Moderndir; modaları, metroları var.

Batlı moderndir; Hollywood’ları, sinema yıldızları, tiyatroları var.

Yazarları;

Shakspeare’leri,

Balzac’ları,

Hugo’ları,

Agatha Christie‘leri

***

Ve gaddardır bunlar…

Yaktıkları, yıktıkları; Afganistanları, Libyaları, Tunusları, Mısırları, Irakları, Suriyeleri var…