Tag Archives: Necati Hutoğlu

necati

NECATİ HOCA ‘HİT’ OLMUŞ!

Bu Yazı Toplam 253 defa okunmuş ve 0 adet yorum yapılmıştır.

Çay TV’de 11 yıldan bu yana dinî soruları cevaplandıran Necati Hutoğlu, Başbakan’a bile bu kadar soru sorulmuyor dedi.

Necati Hoca, sadece öğrencileri arasında değil, Rize’de oldukça ünlü. Onunla birlikte Rize sokaklarında yürüyemiyorsunuz. Fotoğraf çektirmek, soru sormak isteyenler hocayı alıkoyuyor. Necati Hoca yaşadığı ilginçlikleri ise şöyle anlatıyor.

“Teyyyuppp, oldun Başbakan, bi Hasan’ı evlendiremedun!”

“Telefon, telefon… Ramazan’da hem ekranda, hem telefon başında sorulara cevap vermeye gayret ettim. Şimdi başladı bayram tebriki… Başbakan’ı solladum ya, Başbakan’a o kadar telefon gitmeyi. ‘Solladum’ diye yazmayasın, o benim aile dostumdur. Sahurda beni izler. Güneysu’da evlerimiz karşı karşıyadır. Kasımpaşa’dan da tanışıyoruz. Ablamın kiracısıydı Piyalepaşa’da. Babasına kaptan dayı derdik. Bir gün ablam hasta oldu, Başbakan ziyaretine geldi. Ablamın bi oğlu var, adı Hasan. Oldi 45 yaşına. Ablam dedi ki kendisine: ‘Teyyyuppp, oldun Başbakan, bi Hasan’ı evlendiremedun.’ Emine Hanım da yanında. Güle güle öldüler.”

Yahya Kemal’in Sessiz Gemi’siyle cenaze kaldırmış

Necati Hoca sadece şarkılara meraklı değil. Mehmet Akif Ersoy, Necip Fazıl Kısakürek ve Yahya Kemal Beyatlı gibi Türk edebiyatının önemli isimlerinin şiirlerini de ezberlemeyi seviyor. Özellikle Yahya Kemal’in Sessiz Gemi’si favorisi. 22 yıl görev yaptığı Rize merkezdeki Orta Camii’nin önünde geçerken bu şiiri okuyarak kaldırdığı bir cenaze namazından bahsediyor: “Çok enteresan bir şiir. Kimsesi pek olmayan bir öğretmenin cenazesinde okudum. Namaz bittikten sonra öğretmenlerin de hoşuna gider diye düşündüm. ‘Artık demir almak günü gelmişse zamandan’ (sesini davudi bir ses tonu haline getiriyor) diye başladım, heyecanlı heyecanlı, Allah Allah… ‘Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan’ diye devam ettik.”

TRT radyosunda ses yarışmasına gittim ama…

Necati Hoca’nın en çok güldüren esprilerinden biri İtalyanca şarkı söylemeye kalkması. Şarkı filan yok ortada. Aklına gelen kelimelerden karışık bir şeyler çığırarak ekrandakileri kırdı geçirdi. Bu, anlatılacak gibi değil. YouTube’dan videolarını izleyebilirsiniz. “Hocam sesinize çok güveniyorsunuz.” deyince cevabı, “Ben diğer hocalara benzemem. Bazı arkadaşlarım çok pasif. En az 60-70 şarkı ezberimde var. Klasik Türk müziğini, Anadolu’nun uzun havalarını, Ordu’nun Dereleri’ni, Makaram Sarı Bağlar’ı iyi bilirim. Repertuarım oldukça geniş. 1952′de İstanbul TRT Radyosu’nun düzenlediği ses yarışmasına gittim. Ama baktım oradaki herkesin sesi güzel, konservatuar okumuşlar, nota, makam biliyorlar, benim sesim onların yanında üçüncü sınıf kalıyor. Korktum, imtihana girmedim.” oluyor.