Ahmet Celal Ataman, Trabzonspor yönetimi ile ilgili de eleştirilerini yapıyor. Ancak ağzımız su dolu diyerek, ‘Zaman kenetlenme günü’ ifadelerini kullanıyor.
‘Artık öyle bir ortaya gelindi ki. Kimse kimsenin ‘şu hakkıdır’ demiyor. Sabah adımını sokağa atan elini uzatıyor önündekinin cebine. Alın terine inanma kalmamış.’ Bu sözler hem Türkiye’nin geldiği noktayı, hem de Fener’in futboldaki gasplarını anlatıyor.
TAKA: Sayın Ataman, bugüne gelelim görülüyor ki, gerçekten sizin dün yaşadıklarını bugün aynı medya devam ettiriyor. Trabzonspor’un hakkı yenmesine rağmen, şike yapılmasına rağmen hala ısrarla o takımı savunmaya devam ediyorlar. Türk Futbolu nereye gidiyor. Sadri beyin yönetimine ve gidişatına nasıl bakıyorsunuz? Vatan, Bayrak diyene ‘Dinazor’ diyorlar
AHMET CELAL ATAMAN: Yozlaşma bir toplumda hastalık gibidir. Bütün müesseseler bundan nasibini alır. Ama önce bir müessese çürür toplum çürüme haline gelir. Bugün Türk toplumu an az 30 senedir yozlaşmaya girdi. Değer yargıları çok değişti. Bugün biz konuştuğumuz zaman gençler bize ‘Dinazor’ diyorlar, bunlar ne diyor diyorlar. Vatan, bayrak konuştuğumuz zaman gençler bize hayretle bakıyor. Öyle bir noktaya geldi ki ekonomi belirli çevrelerin kabesi haline gelmiş. Amerika’ya zıt olan yeşil dolardan başka bir şey taşımıyor. Avrupa ile mantalite olarak uzaktan yakından hiçbir ilişiği olmayan insanlar sanki Avrupa mantalitesinin büyük taraftarıymış gibi kendilerini lanse ediyorlar. Bu futbolda da öyledir. Futbol gibi yozlaşmaya en açık olan saha. Orada senelerdir yozlaşma var, yeni değil, şimdi bu yer altı sularının bir noktadan fışkırmasıdır. Böyle binlerce göze var.
Fener Milli Takima Bile Oyun Oynadı
TAKA: Fenerbahçe 1996’dan beri futbolla oynuyor, sizin döneminizde de var mıydı bunlar? 
AHMET CELAL ATAMAN: Büyük Fikret vardı. Futbolcuydu ve Fenerbahçe başkanlığı yaptı. Büyük Fikret’in boyu küçüktü. Yaşı büyük olduğu için büyük Fikret derlerdi. O zaman hemşerimiz Hüsnü Çil’de yönetim kurulu üyesiydi, Sabah Gazetesi’nde yazıyor o dönem. Diyor ki, 5-6 kişi veriyoruz milli takıma başkan bana dedi ki ‘veriyoruz adamlar sakat geliyor. Takım zarar görüyor allem et kallem et verdiğimiz futbolcu adedini azalt.’ Şimdi bu yozlaşmanın doruk noktası değil mi?. Biz milli takıma futbolcu verebilmek için çırpınıyoruz. Benim dönemimde 8 tane verdiğimiz zaman oldu. Yetmedi Özkan hocayı para almadan milli takıma verdik. Karşılığını da çok iyi gördük!
Ankara’da ‘Trabzon Dışarı’ Bağırttılar
TAKA: O zamanlar Özkan Hoca Milli takımın ve Trabzonspor’un basında mı?
AHMET CELAL ATAMAN: Evet, Medyanın kışkırtmasıyla, Ankara’da bir maçta yenildik sanki Trabzonspor yenilmiş gibi milli maçta ‘Trabzon dışarıya’ diye slogan attılar. Evet ondan sonra ben dedim ki, bu böyle yürümez, birinden birini tercih et. Ama medyanın işine Özkan hiçbir zaman gelmedi. Özkan orayı yol geçen hanı olmaktan çıkardı. Fener başkanı bizim adamları azalt diyor, Hüsnü Çil’de yazıyor. O yazı bende var. Şimdi geliyor zaman geçiyor. 1995-96 elimizde şampiyonluğu Fener’e verdiğimiz zaman. Düşün kafası sarılmış futbolcu, Kaya Çilingiroğlu profesör, ceberrüt deriz tuttuğunu koparır falan. Adamın sargısını açtıramadı. İki gün sonra Salı günü çıktığı idmanda usulen bir bant koymuşlar. Burada kıyameti kopardılar. Bizim sahamıza yöneticiler giremedi. Türk futbol tarihinde ilk defa bizim stadın girişinde ‘alkol alınmış mı alınmamış mı’ diye uygulama yapıldı. Başbakan Mesut Yılmaz o zaman. Bizi nasıl kimler idare etmiş! Ali Şen basın toplantısında dedi ki, ‘bazı maçlar vardır onları başkanlar alır.’ Bu ne demektir?
Fener Tek Vücut Biz Kaç Parça?
TAKA: Sadri bey ve yönetimi seni tatmin ediyor mu? Sen yaşamış biri olarak Sadri şunu dememiş olsaydın diyor musunuz?
AHMET CELAL ATAMAN: Şimdi rakibin ne yapıyor sen rakibine göre ne yapmalısın. Rakibin suçlandığı şeyler mahkemeye kadar intikal eden ve mahkemenin kabul ettiği iddialar. O iddialar ağır iddialar. O iddialar bizde olsaydı. Trabzonlular birbirlerini kanlı bıçaklı yerdi. Ama Fenerbahçe tek vücut oldu. Bütün o iddialara karşın tek vücut bir şey yokmuş gibi. Rakibin böyle yaparken sen ufak şeyleri gündeme getirip bağırırsan yanlıştır. Bugün hepimizin ağzı su dolu, kurbağaya benziyoruz. Kolay kolay bağırma günü değildir. Adam orda kadınlar bir tek gelebilir diyorlar. 50 bin kadın dolduruyor orayı. Çok güzel organize oluyorlar. Ben birçok yanlış görüyorum, mesela mülayim konuşuyor. Bana sorsan en mülayim Sadri bey konuşuyor. Ama yıldırıyorlar. Söylediği şeyler söylemesi gereken şeylerin binde 1’i. Müthiş bir gasp var.
Ali Sürmen’in Soruları Var
AHMET CELAL ATAMAN: Tersi olmuş olsaydı Trabzonspor şampiyon olsa Fener ikinci olsa aynı hadiseler Trabzonspor’un aleyhinde tespit edilseydi bizi çoktan uçurumun dibine atmışlardı. Kendilerine koca fener camiası diyorlar. Öyle şeyler söylüyorlar ki sanki UEFA’ya gitmiş olmakla büyük bir suç işlemişiz. Ya seni gelmiş adamlar demişler ki, ‘sen temsil edeceksin.’ Federasyonda bizi gönderdi. Biz durduk yerde biz bu işe girdik. Bilseydik ona göre transfer yapardık. Adamlar bizi suçluyorlar. Bizde hatalarımızdan dolayı başlarsak eleştirmeye korkarım ki zafiyet olur. Bu dönemde çok söylenmesi gereken şeyler var. Transferinden tuttu, ekonomik harcama pozisyonlarına kadar. Nitekim Ali Sürmen Divan genel kurulunda bazı şeyler söyledi. Bunlara cevap verilmedi veya verme gereği hissedilmedi. Rakibin yüzde 100 haksızken senin şampiyonluğunu almak için neler yapıyor. Avukatlarıyla sövüp saydılar federasyona kimse ceza vermedi. Sadri bey söyleyeceklerinin binde 1’ini dile getirdi merkez ceza kurulu hemen ceza kesti.
DSP tercihi hoşuma gitmedi
TAKA: Siyasetin hep içersinde olan bir babasınız. Uzun yıllar kızınız Sibel hanım siyaseti takip etti. Siyasi çalışmalarını hep desteklediniz. Sibel hanım milletvekili olamadı diye üzüntünüz var mı, Ataman ailesi TBMM’de temsil edilmeliydi dediniz mi? Aileyle ilgili de bir değerlendirme alabilir miyiz?
AHMET CELAL ATAMAN: Şimdi sorunuza katılmıyorum. Sibel’in politik tercihini desteklemiş olduğumun tersi oldu. Ben Sibel’in DSP’ye intisabını
tesadüfen öğrendim. Birisi dedi ki, tebrik ederim Sibel Hanım il Başkanı. Sesimi çıkarmadım ama şok oldum. Bana söylese önlemeye çalışacağımı biliyor. İlk olarak üzüldüm, neden danışmadı diye. Ben iflah olmaz İsmet Paşa hayranıyım. Kelimelerle anlatamam. Atatürk’ü sıra dışı tutuyorum tabiî ki. Aklı başında adam hayranlık duymaması mümkün değil. Bende de İsmet Paşa’ya çok hayranlık var. Alındım tabi. Ama sonra kendimi eğittim. Çoluk çocuğa karışmış ‘sana mı soracak’ dedim. Kendi inandığı doğrultuda gidiyor diye kendimi ikna ettim. Ama politik yaşamda kızıma maalesef zararımın dışında hiçbir yararım olmadı. DSP tercihini kendi yaptı. Bana sorsa CHP derdim. Ama DSP’ye gitti diye baştaki kırgınlığımı üstümden attım. Çünkü fert olarak kendi özgür düşüncesini orda uygulamak istemiş.
TAKA: Bir milletvekili siyasetçi nasıl olmalı?
AHMET CELAL ATAMAN: Politikayı seviyorum. Adam gibi yapılırsa bana göre politikacı Ankara’ya gidişini kendi hayatını, ekonomisi doğrultmak için düşünüyorsa bana göre 5 para etmez. Bugün bakıyorsun adam milletvekili olmuş gelmiş spor yorumculuğu yapıyor. Öteki taraftan da öğretmen açığı var fizik dersi verene yok olmaz diyorlar. Yozlaşma bütün müessesleri sarıyor.. Adam Başbakanlık yaptı, ‘Yunan ormanlarını yaktık’ diyor. Adam da şimdi diyor ki ‘79 milyon dolar vereceksiniz yaktınız ormanlarımızı.’ Bu nasıl iştir.
Eğitimdeki yariş aileleri parçaladi
TAKA: Başkanım dediniz ki Trabzon’da komşuluk bitti. Gerçekten kentin kimyası değişti. Gerçekten Trabzon’da her alanda bir yozlaşma söz konusu bununla ilgili Trabzon’un geçmişinden bahsedebilir misiniz?
AHMET CELAL ATAMAN: Mahallecilikten bahsettim çok önemlidir ama o bitti. Bekçi dayılar vardı. Sanki mahallenin her kapısını koruyan. Aileden birisi. Bunlar hep kalktı. Eskiden mahallecilik vardı şimdi aynı apartmandakilerin birbirinden haberi yok. Bu işler gitmiş niye artık hayat eskisi gibi değil. Hayat çok acımasız. Bizim dönemlerimizde yaşlı adamların yaylalarda çelik çomak oynadığını bilirim. Yeni doğmuş bir çocuk, hemen at yarışına giriyor. Aileler de kendini kaybediyor. Artık öyle bir havaya geldi ki. Kimse kimsenin şu hakkıdır demiyor. Sabah adımını sokağa atan elini uzatıyor önündekinin cebine. Alın terine inanma kalmamış. Düşün ki, yeni doğan çocuklar nelerle oynuyorlar biliyorlar. Ama bilmek başkadır. Basiretli olmak başkadır.
En bilgili şeyler ansiklopedilerdir. Ama interneti akıllıca kullanmazsan bir işe yaramaz. Ansiklopediler durdukça bir işe yaramaz. Bilgiyi kullanmak önemlidir. Muhteşem Yüzyıl dizisi mi bizim tarihimiz? Çocukların hepsi ezberci. Bu yarış Türkiye’de adaletli bir yarış değil. Ekonomisi iyi olanlar çocuklarını iyi yetiştiriyorlar. Çocuklarda az bilgi varsa her Türki imkan hazırlanıyor. Diğer tarafın öyle bir gücü yok. Aynı potada imtihana sokuyorsun. Adalet olur mu? Onun için bir çalkantı dönemi geçiriyoruz. Toplumlarda zaman zaman öyle şeyler olur. Onun için imparatorlukların bazı dönemlerinde çalkantıları olur. Sonra rayına oturur. İnsan ömrü gibi devletin hayatı kısa değil. İstiyoruz ki hayatımızı hemen rayına oturtalım. Yüzün neden asık olur diyorlar. Bende diyorum ki ‘az aklı olan bir insan halimize bakıp gülebilir.’ Neler oluyor. 76 yaşındayım. Medyaya bakıyorum. At izi it izine karışmış.
TAKA: Teşekkürler başkanım sana ihtiyacımız vardı. Neden derseniz, Trabzon’da bazı şeyleri objektif söyleyecek az insandan birisizsiniz. Nice yıllara.
AHMET CELAL ATAMAN: Teşekkür ederim.
Haber Kaynağı : Taka Gazetesi









sayın başkan teşekkürler ilmi derya fikirlerine ömrün uzun olsun
bizlere nice fikerler vermenizi bekliyor sizi saygıya selamlıyoruz