KİM SAMİMİ

Aytekin Akay

 Bu Yazı Toplam 632 defa okunmuş ve 1 adet yorum yapılmıştır.

Yaşadığımız günler, her anlamıyla Trabzonspor adına bir yol ayrımını işaret ediyor.

Trabzonspor yönetiminin Mahmut Özgener federasyonu ile bir alıp veremediği olmadı. Oysa şampiyonluğun kaybedildiği dönem bu dönem. Bütün gayri ahlaki yollara Özgener zamanında teşebbüs edilmiş. Zaten Özgener federasyonun Yıldırım korkusu telefon konuşmalarında da var. Herkes gördü, duydu, okudu.

İlginçtir; Sadri Şener’in o yönetim aleyhinde herhangi bir açıklaması da yok. Özgener’in bir daha aday olmayacağı anlaşılınca, Mehmet Ali Aydınlar ismi öne çıkarılıyor. Trabzonspor bu isme destek verdiğini ilk açıklayan kulüp. Sonraki süreç sancılı.

Trabzonspor’u temsilen yönetimde olan kişi ve isimler sayısında problem çıkınca, Aydınlar yönetimiyle köprüler atılıyor. Son federasyon  yönetimiyle ilk karşı karşıya geliş bu. Şike gündeme düştükten sonra Trabzonspor’un, Aydınlar ve ekibi hakkında herhangi bir açıklaması da yok. Hatta, kendi kamuoyundan bu anlamda baskı  bile görüyor Trabzonspor. Kulüple ilgili ortada çok somut bir iddia yok, gayri ahlaki herhangi bir teşebbüs yok, ama Trabzonspor suskun. Bunu ben de uzun süredir anlamadım. Konuşmak için konuşulmaz. Trabzonspor illa konuşmak zorunda değil ancak şike olayı patlak verdiğinde, kurumun en büyük yanlışı taraf görünmemesi olmuş. Sanki ortada hiçbir şey yokmuş gibi davrandılar.

Ne zaman ki TFF, şikede 3 maymunu oynadı, ipler ikinci kez koptu. İkinci kopuşta Sadri Şener’e verilen hak mahrumiyeti cezasının etkisi oldu. Sonra Şenol Güneş’in açıklamaları geldi, ardından Sadri Şener’in karşı salvoları. Bu süreçte TFF’nin kararlarına karşı en büyük karşı duruşu aslında Galatasaray gösterdi. Hala daha da gösteriyorlar. Gelinen noktada her iki kulübün (Trabzonspor ve Galatasaray) şike konusundaki beklentileri aynı ise, onlardan beklenen liglerin başlatılmamasını sağlamak için ortak adımlar atmak. İşe Kulüpler Birliği’nden istifa ederek başlanabilir. Anadolu kulüplerinin çoğu şikeden rahatsız görünmüyor. Çünkü gösterilen çapa ve kazanılan para herkese çok tatlı geliyor. Bu acıyı yaşayan bilir. Trabzonspor’un ne çektiğini Anadolu kulüpleri anlayamıyor. Son ana kadar şampiyonluğa oynayıp hakkının gaspedilmesi için onların da bu süreci yaşaması gerekir. Yaşamadıkları için Fenerbahçe (yani güç, iktidar) lehinde olmaları da şaşırtıcı gelmiyor.

Trabzonspor ve Galatasaray temiz futbol için UEFA dahil her kanalı kullanabilir. UEFA’ya Türkiye liglerinde vicdanlar yaralı, müdahale edin diyebilir. Bu, şikayetse şikayet. Trabzonspor ne yapabilir? O en önce Benfica maçına çıkmayacaktı. Bu çok radikal ama yerinde bir tavır olurdu bence. UEFA’nın dikkati Türkiye’deki şike olayına bundan daha güzel bir eylemle çekilemezdi. O fırsat kaçtı. Şimdi ligler öyle mi oynansın, böyle mi oynansın diye tartışmalar var. Nasıl oynanırsa oynansın, kazananı belli olduktan sonra ister play off oynat ister, ayda oynat ne fark edecek. Eğer bu sezon böyle başlayacaksa, Trabzonspor’a önerimiz Fenerbahçe, Sivas gibi rakiplerle oynarken genç takımıyla sahaya çıkmalı. Lig TV üyelikleri de muamma. Herkes iptal ettireceğini söylüyor ama sanmam. Trabzonsporlular da dahil pek çok kişi bu trajı komik tiyatroyu bir kez, on kez daha bıkmadan izleyecek gibi görünüyor. Yani futbol bir samimiyet sınavını daha kaybedecek gibi görünüyor.

Diğer Aytekin Akay Köşe Yazıları




KİM SAMİMİ için 1 cevap

  1. TRABZONSPORLU der ki:

    takke düştü kel göründü fenarasyon derhal cekil , bu iş size göre değil

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>