Haziran ayında yapılacak olan seçim öncesi KTÜ ye rektör adayı olan Prof. Dr. Süleyman Baykal TAKA Gazetesine konuştu
Hedef ilk 5
‘Devletin en fazla öğrenci sayısını arttırdığı üniversitelerden bir tanesi KTÜ. Örnek olarak Orta Doğu Üniversitesinde artış %10 bizdeki artış oranı %100’leri buluyor. KTÜ’nün Türkiye’de 4., 5. olma hedefi bütün rektörlerimizin hedefidir. Onunla ilgili çalışma yapılıyor ancak bu çok kolay olmuyor.’
Ekip tüm KTÜ
‘Ekip oluşturma anlamında bu süreçte benim rektör adayı olayım noktasında sadece benim bireysel verdiğim bir kararım olmadı. Geniş bir arkadaş grubuyla verdiğimiz bir karar. Dolayısıyla bir ekibimiz var. Ancak benim ekip dediğim şey üniversitelerin öğretim üyelerinin bütünüdür.’ Prof. Dr. Süleyman Baykal, Trabzon-Of 1963 doğumlu. Sakin güç. 1985 yılında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden mezun oldu.
Beyin Cerrahisi olarak ihtisasını KTÜ’de tamamladı. İhtisas sonrası mecburi hizmet döneminin ardından tekrar KTÜ Tıp Fakültesi’ne dönen Baykal, 1987’den bu yana aralıklı
gidiş gelişleri ile sürekli KTÜ’nün mensubu kaldı. 1996 yılından beri Dekan Yardımcısı ve Dekan olduğunu belirten Baykal, “2004 seçimlerinde Rektörümüz ayrılınca iki dönem Tıp Fakültesi dekanlığını yürüttüm. YÖK iki dönemden daha fazla dekanlık uzatmasına yasal bir engel olmamasına rağmen müsaade etmiyor. Aslında iyi de ediyor. Açıkça söylemek gerekirse makamların zaman zaman el değiştirmesinde fayda var.
Bu dönem Diş Hekimliği Fakültesi’nde dekanlık görevini yürütüyorum. Mesleğim Tıp fakat Diş hekimliği fakültesinde olma gerekçemiz, orada henüz profesör arkadaşımızın olmaması, belki yakın bir gelecekte profesör arkadaşlarımızın atanması olduktan sonra bu görev devredilecek” ifadelerini kullandı. İşte Süleyman Baykal’la rektörlük yolunda ilk sohbetimizin özeti:
TAKA: Sayın Baykal hayırlı olsun rektör adayı olmaya nasıl karar verdiniz?
SÜLEYMAN BAYKAL: Arkadaşlarımızla birlikte 3-4 haftadır istişarelerimiz devam ediyordu. Karadeniz Teknik Üniversitesi büyük bir kurum tabi ki ona rektör seçimi de Trabzon için önemli bir gündem. Adaylığımı ilan etmem biraz erken gibi düşünülebilir ancak bu daha ziyade 800’ü aşan öğretim görevlisi ile tanışabilmek ve ulaşabilmek için daha fazla zamana ihtiyaç duymamdan kaynaklandı.
TAKA: 840 eğitim görevlisiyle istişare yaptıktan sonra mı ekibinizi belirleyeceksiniz Yoksa bugünden mi ekiple yola çıkacaksınız, nasıl bir yönteminiz olacak?
SÜLEYMAN BAYKAL: Trabzon’un iki önemli fırsatı var. Bunlardan bir tanesi sağlık ve eğitim ön planda. Bunları dikkate aldığımızda büyük fırsatlar var. Trabzon’da özel üniversite olsun, devlet üniversitesi olsun olması her zaman Trabzon ve çevresi için bir avantaj. İkinci Üniversite’nin olmasında gerekli altyapı oluşturulursa her zaman için taraftar oluruz. 8 yıla yakın bir süredir sayın rektörümüzle dekan olarak çalışıyorum. Her rektörün hedefi hizmet etmektir ancak her rektörün hizmet etme usulüne göre yürütür. Bu şu demek değildir sayın rektörümüzle aynı usullerle gideceğimiz anlamına gelmez. Aynı hedeflere gideceğiz ama farklılıklar olacaktır. EKİP oluşturma anlamında bu süreçte benim rektör adayı olayım noktasında sadece benim bireysel verdiğim bir kararım olmadı. Geniş bir arkadaş grubuyla verdiğimiz bir karar. Dolayısıyla bir ekibimiz var. Ancak benim ekip dediğim şey üniversitelerin öğretim üyelerinin bütünüdür. Ben KTÜ’yü bütün öğretim üyelerinin fikirlerini de alarak yönetmek isterim Çünkü öğretim üyelerinin bir kısmını
dahil edip bir kısmını dışlamak olmaz. Açıkçası bizim fikrimizde bu yönde olmaz. Öğretim üyelerimizle bire bir görüşüyorum. Görüşmelerimiz sürüyor. Bizim amacımız grup olarak değil bir bütün olarak hareket etmek. Herkesle çalışmaya hazırız ve bunun için gerekli çabayı göstereceğim.
TAKA: Süleyman hocam, rektör adaylığını uzun zamandır düşünüyordunuz?
SÜLEYMAN BAYKAL: Uzun zamandır idari görevler içindeyim. Bir fakültede Dekanlık yaptığınız zaman ya da Dekan yardımcılığı yaptığınız zaman arkadaşlarınızla bir iletişiminiz oluyor. Bir müddet sonra belki oradan edinilen uyarılarla arkadaşlarınız size bir rol biçmeye çalışıyor. İdari göreve hiç başlamamış olsaydık belki de bugün bu noktada olamazdım.
TAKA: Talep edilen oldunuz o zaman?
SÜLEYMAN BAYKAL: Gelinen noktada arkadaşlardan geniş bir talep oldu. Hatta belki 2-3 yıldır zaman zaman gündeme geldi. Ancak rektör olmaya karar verdiğim an yaklaşık 1 ay oldu. Ondan önce hep istişare tarzındaydı. Arkadaşların bir bütünlük sağlama adına bu seçim sürecinde beni daha fazla ittiler. Bireysel alınmış bir karar değil.
TAKA: Üniversiteyi daha ileri taşımak için hazırlığınız veya gördüğünüz önemli eksiklikler var mı?
SÜLEYMAN BAYKAL: KTÜ büyük bir üniversite. Bir üniversite ne kadar özgürse Öğretim elemanları, öğrencileri ne kadar özgürse o üniversitenin aşama kaydetmesi o kadar mümkün. Tabi ki bizim özgürlükten yana bir sıkıntımız olmaz. Çünkü bizim yetiştirilme tarzımız bu. Öğrenciyken özgürlük istedik. Öğretim görevlisiyken özgürlük istedik. Eğer rektör olursak önünü kesmek gibi düşüncemiz olamaz. Özgür ortamlarda üretkenlik her zaman daha fazladır.
TAKA: Her ne kadar KTÜ’de seçimlerde en yüksek oyu alanlar atandıysa da seçim sistemini demokratik buluyor musunuz?
SÜLEYMAN BAYKAL: Bir seçim var seçimin olduğu yerde demokratiklik var dememiz lazım. İkinci olarak demokrasi dediğiniz zaman hiçbir zaman tam demokrasi olmuyor. İşin diğer boyutları var. Belirli aşamalar var. Ben açıkça şunu söyleyeyim bence en önemli aşaması bir öğretim üyesinin içinde olduğu aşamadır. Bu seçim sürecinde önemli olan birinci süreç yani Öğretim üyelerinin sizi kabullenmesi. Ondan sonraki aşamalar bizim elimizde olan bir aşama değil. Birinci aşamayı bir geçelim. Ama sonuçta bir seçim var ve demokratik değil diyemeyiz.
TAKA: Üniversitemiz kurulduğundan beri Trabzon’da bir bütünleşme içine giremedi. Daima kısmi bir bütünleşme oldu. Bu bütünleşmeyi yapmak için farklı çalışmalarınız olacak mı?
SÜLEYMAN BAYKAL: Bu konuda iki taraftan talep olması lazım. Bütünleşme dediğimiz zaman tek taraflı bir bütünleşme zor olur. Şehir buna hazır olmalı. Sivil toplum örgütleri, medya ve bütününü kapsayan talep olmalı. Üniversitenin de buna hazır olması
lazım. Bütünleşme sağlıklı bir zemin üzerine oturursa sürekli iyileşen iletişim halinde devam eder. Son dönemlerde atılan adımlar da önemli oldu. Bizde elimizden geleni yapacağız. Genç kuşak buna daha iyi bakıyor. Genç kuşak arttıkça bu iletişim daha da artacaktır. Bu bir süreçtir. Tek taraflı her şey yürümez. Bütünlüğü el birliği ile sağlamalıyız.
TAKA: KTÜ kurulduğunda Ankara’nın doğusundaki tek üniversite, Türkiye’nin 4’ncü üniversitesi. Yıllar içinde geri kaldı ama son yıllarda hem fiziki hem de bilimsen anlamda atak yaptı. Bu büyüme devam edecek mi?
SÜLEYMAN BAYKAL: Üniversite sayısı olarak algıladığımızda özellikle özel üniversiteleri bu yarışa dahil ettiğimizde ciddi bir rekabet var. Sayılara baktığımızda yüzün üzerinde üniversite var. 2004’de ben Tıp fakültesini devir aldığımda öğrenci sayımız 90’dı bugün ise 188. Bu öğrenci sayısı artarken sizin kalitenizi de etkiliyor. Diyeceksiniz ki diğer üniversitelerde durum nasıl. KTÜ bu anlamda belki güvenli bir bölge olarak görülmesinden kaynaklanıyor da olabilir. Devletin en fazla öğrenci sayısını arttırdığı üniversitelerden bir tanesi KTÜ. Örnek olarak orta doğu üniversitesinde artış %10 bizdeki artı oranı %100’leri buldu. KTÜ’nün Türkiye’de 4. 5. olma hedefi bütün rektörlerimizin hedefidir. Onunla ilgili çalışma yapılıyor ancak bu çok kolay olmuyor.
TAKA: Üniversitenin başarısının daha üst seviyelere çıkması değerlendirildiğinde sizce KTÜ 840 öğretim üyesiyle mi değerlendirilmesi gerekiyor yoksa rektör ve ekibiyle mi değerlendirilmesi gerekiyor?
SÜLEYMAN BAYKAL: Bende adayım şunu asla diyemem. Bir rektörlük ekibi kuracağım ve o kurduğum ekiple beraber büyük bir sıçrama yapacağım demek doğru değil. Siz sıçramayı ancak öğretim üyeleriniz ne kadar bu işin içinde olursa yaparız. Tek başına sadece bir rektör olarak veya ekip olarak bir sıçrama yapması kolay değildir.
TAKA: Sayın Baykal, Trabzon basını ile ilişkiler nasıl olacak? 
SÜLEYMAN BAYKAL: Seçimden birinci çıkacağıma inanıyorum. Eğer rektörlük görevine atanırsam Trabzon basını ile birlikte de KTÜ için oluşturacağımız kamuoyu olacak. Ayrıca rektörlük binasındaki yeni bir basın merkezi oluşturma adına çalışmamız olabilir.
TAKA: Burada hastalarınızı unutmak olmaz, siz rektör olursanız hastalarınız ne olacak?
SÜLEYMAN BAYKAL: Tabi ki eskisi kadar değil ama onlara da zaman ayırmaya çalışacağım. Ayrıca benim dışımda bölümde değerli iki Profesör, 2 Öğretim Üyesi, bir Yardımcı Doçent var. Yine bizden daha önce ayrılan bir Doçent arkadaşımızın dönüşü söz konusu. Hastalarımızı merak etmekte haklısınız, sağlık her işin başında gelir.
Haber Kaynağı : Taka Gazetesi









Açıklamalarınız çok güzel. Seçilmeniz halinde bunun daha da üzerine çıkacağınızdan eminim. Seçim çalışmalarınızda başarılar diliyorum.
cok degerli hocamiza basarilar diliyorum allah onun basarailarini artirsin
değerli hocamız,
bence isabetli bir karar; hizmet için yola çıktınız, Allah yardımcınız olsun. başarılı olacağınıza inanır, şimdiden kutlarım.
Artık yeter Tıpçılar değil mühendisler yönetsin bu üniversiteyi.
Teknik ünivesitenin ahı gitti vahı kaldı
Son sıraya geriledik nerdeyse karizması da olmasa KTÜ’yü tercih bile etmeyecek kimse.
Sayın BAYKAL Hocam; Genelde tıp alanındaki başarılarınız kamu oyu tarafından bilindiği herkesçe malum. Bu Başarılarınız bizim göğsümüzü kabartmakta… Ama Asıl olan yaşamdaki Süleyman BAYKAL ki; Bir değer, ders alınacak ulu bir çınar, mütevazılığı, liderliği, sevecenliği, toplumdaki duruşu. Saymakla bitiremeyeceğim… Ve örnek aldığım insan… Yolun açık olsun.
Mehmet ACET; “Trabzon Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Denetim Kurulu Başkanı”.
sayın hocam düşüncelerinizi gerçekleştirerek hedefleri ulaşmanızı yüce rabbimden dilerim.
Allah yolunuzu açık hizmetlerinizi baki kılsın
Maksimum başarı ne demek anlayamadım, hangi konuda maksmimum başarı, 30 uncu sıralarda olan bir üniversiteyi elinde sihirli bir deynek mi var 4 yılda 5. sıraya getirecek, bu öğretim üyeleriyle bunu nasıl yapacak doğrusu mantıklı bir açıklama değil, inandırıcı hiç değil.